RADYOAKTİF

RADYOAKTİF

  • WpView
    Reads 689
  • WpVote
    Votes 61
  • WpPart
    Parts 6
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Oct 11, 2015
O gün insanlık her şeyini kaybetti. Nükleer santrallerin vurulduğu, masum insanların buharlaştığı o gün. Geri kalanlar onlar kadar şanslı değildi. Dünya, dört yıl boyunca, Üçüncü Dünya Savaşı’nda kullanılan nükleer bombaların yeryüzündeki tozları kaldırıp atmosferi kaplamasıyla ölümcül kışı yaşadı. Bu ani iklim değişikliğine adaptasyon gösteremeyen tüm canlılar öldü. Ardından tozlar tekrar yere indi, fakat nükleer savaşla oldukça zarar gören ozon tabakası bunun intikamını almak istercesine gama ışınlarının geçip Dünya’ya inmesine izin verdi. Kıştan sonra hayatta kalan olduysa bile, Dünya, özellikle Kuzey Kutbu artık yaşamak için çok tehlikeli bir yer olmuştu. Her yer radyoaktif atıklarla doluydu. İlk patlamalarda sığınaklarda kalanların yiyecekleri bitmiş, açlıktan ölmüşlerdi. Sığınakta ölmeyi kabullenmeyip dışarı çıkanlarsa fazla radyasyon yüzünden hayatlarını kaybetmişlerdi. Ta ki… Radyasyona bağışıklık geliştirebilen insanlar ortaya çıkana kadar. Bu insanlar kendilerine Dirençliler diyor, radyasyondan etkilenmiyor, hatta radyasyon sayesinde kendilerine özel yeteneklerini fark ediyorlardı, fakat hala yaşamaları gerekiyordu ve Dünya’da yiyeceğin bulunduğu tek yer olan Norveç Kıyamet Ambarı halihazırda Kapsül’ün elindeydi. İnsanlık yeryüzünden silinmeye yüz tutmuştu ama savaş henüz bitmiş sayılmazdı. “Üçüncü Dünya Savaşı’nın neyle yapılacağını bilmiyorum ama Dördüncü Dünya Savaşı taş ve sopalarla olacak.” -EINSTEIN TÜM HAKLARI SAKLIDIR.
All Rights Reserved
#6
radyoaktif
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • Asena deniz (gerçek ailem)
  • Albay Kızı
  • DUHUL
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )
  • On Üçüncü Pay
  • NEHY-KİMSEDEN SONRA | DİSTOPYA
  • Vortaris
  • YAPAY KALP +21
  • KIYAMET TOHUMLARI

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines