E2V4I7L
  • WpView
    Reads 1,183
  • WpVote
    Votes 124
  • WpPart
    Parts 10
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Apr 29, 2017
Emma, babasının çalıştığı yer hakkında yalan söylediğini anlar. Babasının yalanını öğrendiği gün babasının gözünün önünde öldürülmesi Emma'yı daha da şüphelendirir. Babasının ölümünü arkadaşları Jazmyn, Thomas, Justin Ve kız kardeşi Emily'le araştırmaya başlar. İpuçları onu "EVIL" adlı gizli bir üsse götürür. Emma bu kurumda sadece babasının karanlık geçmişiyle değil, arkadaşlarıyla ilgili gerçeklerle de yüzleşmek zorundadır. "Beni istediğim cevaplara götürecek tam 67 basamağı indikten sonra karşımda gördüklerim hiç beklediğim gibi değildi. Evet babamın ölümüyle ilgili kafamda çeşitli senaryolar vardı ama Jazmyn, Justin, Emily ve Thomas'ı kafamdaki bütün soru işaretlerini yok edeceğim yerde görmek kesinlikle bu senaryolardan biri değildi." "Justin beni orada görmenin şokunu atlattıktan sonra tam gözlerimin içine baktı. O mükemmel bal rengi gözlerinde daha önce hiç görmediğim bir korku vardı. 'Eğer öğrenirsen yaşamana izin vermezler, git burdan Emma' dedi. Cevaba bu kadar yaklaşmışken babama ne olduğunu öğrenmeden, öylece bırakıp gidemezdim."
All Rights Reserved
#197
fiction
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • Asena deniz (gerçek ailem)
  • NEHY-KİMSEDEN SONRA | DİSTOPYA
  • KIYAMET TOHUMLARI
  • Vortaris
  • Albay Kızı
  • YAPAY KALP +21
  • On Üçüncü Pay
  • DUHUL
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines