Ben Melodi babam, annem ve 2 kardeşimle yaşarız ben en büyüğümdür. 1. kardeşim Derin, çok huysuz ve çok kötü biridir. Ama ailesine kötü davranmaz. Tabi kardeşleri hariç anne ve babasına iyi davranır. herkeze kötü davranır. 2. kardeşim Melek çok güzel ve iyi kalp dir bazı zamanlarda kötü olabiliyo ama yinede ailesine iyi davranır. Sıra geldi anneme , annem Hayli, almandır. Daha doğrusu bizde yarı almanız. Annem bakımlı güzel bir bayandır. Bazı zamanlar anneme bişeyler oluyo ve kötü oluyo. Annem çiğ etti çok sever. Anlamıyorum doğrusu neden seviyo,nasıl yiğiyor,tadı nasıl ? ama hiç de sormuyorum kafamdaki bu soru işaretleri. Sıra geldi babama babam da dürüst ve şakacı bir insandır. Doğrusu oda bazen sinirli olabiliyor. daha önceden demiştim. Annem alman bizde yarı almanız diye o yüzden almanyada yaşıyoruz. Ama annem bizim dilimizden de biliyo tabi. gelelim evimize evimiz villa yan villada isa yaşlı bir adam oturuyo. Hep bizi izliyo biz bahçeye otursak o da oturuyor.
Güvenliği için daha bebekken sarayından kaçırılmıştı. Bu süreçte krallığı büyük darbeler almış ve çoğunluğunun doğa üstü yaratıkların oluşturduğu halkı kendi içinde anlaşmazlığa düşmüştü.
Onun yokluğunda her şey karışıkken artık geri dönmesinin vakti gelmişti. Halkı döndüğüne sevinecek miydi? bilmiyordu. Ancak düşmanları çok güçlüydü ve onları yenmek için herkese ihtiyacı vardı.
Yinede o Elena Arthur'du, Terra Lucis krallığının son varisi ve tahtın yegane sahibiydi. Düşmanları ne kadar güçlü olursa olsun karşılarında daha önce hiç tanık olmadıkları kadar güçlü bir melez bulacaklardı.
Elena'nın krallığındaki ilk durağı olan Benignus lisesi elbette işlerin çığırından çıkması için yeterince karışık bir okuldu. Yine de o işlerin karışmasından son derece memnundu. Sonuçta küçük sırrı arada bir kaosa ihtiyaç duyuyordu!