Alessa
  • WpView
    Membaca 118
  • WpVote
    Vote 25
  • WpPart
    Bab 2
WpMetadataReadBersambung
WpMetadataNoticePublikasi terakhir Jum, Feb 26, 2016
Klozete düşüp yeni bir dünya keşfettim. Orada yaşayan 'doshki' adında sevimli yaratıklarla yaşıyorum ama onlara eziyet eden ürkütücü canavarlar var. Ben de onlara savaş açtım ve hepsini sürgün ettim. Şuan bu sevimli halkın prensesiyim. Şaka! Ben, Alessa. Şekilsiz, limon kokulu bir adada yaşıyorum. Kitapların sayfalarına saklanıp bir ömrü orada geçirebilecek bir potansiyele sahibim. Bir türlü doymayan midem Tostiş, benimle binbir badire atlatan bisikletim Porsiyon, en çok sevdiğim gitarım Nonika ile mis gibi bir hayatım var. Guryabanilerden korkuyorum. Malzemesiz kumpir gibi bir teyzem ve dağın başında şemsiyeli, kayadan bir koltuğum var. Arsız ve gamsızım. Yastıklarım olmadan uyuyamam. Bir gün helikopterim olursa, pervanesine mor kurdele bağlayacağım. En büyük hayalim, beynimin yumuşak şeker olması.
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang
Bergabunglah dengan komunitas bercerita terbesarDapatkan rekomendasi cerita yang dipersonalisasi, simpan cerita favoritmu ke perpustakaan, dan berikan komentar serta vote untuk membangun komunitasmu.
Illustration

anda mungkin juga menyukai

  • AZE
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • ASENA
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • Hocamsın /+18
  • Gözler Aynı Sen
  • RUH-U REVAN
  • NEVBAHAR
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

Detail lengkap
WpActionLinkPanduan Muatan