İKİ KRAL

İKİ KRAL

  • WpView
    Leituras 11,277
  • WpVote
    Votos 1,069
  • WpPart
    Capítulos 30
WpMetadataReadEm andamento
WpMetadataNoticeÚltima atualização qui, out 27, 2016
WpInfo
Ficção
Fantasia
"Efsaneye göre zamanın birinde birbirinden güçlü iki tane savaşçı yaşamış. Bu savaşçıların kaderi birbirlerine bağlı imiş, bu iki savaşçı o kadar güçlüymüşler ki onların adını duyanlar bile korkudan titrermiş, bir gün bu savaşçılar kaderin de etkisiyle birbirlerini bulmuşlar ve içinde yaşadıkları ülkenin adaletsizliği ile savaşmaya karar vermişler. Savaşlara katılıp dostlar edinmişler ve birlikte çok büyük savaşlara katılıp kazanmışlar. En sonunda bu iki savaşçıya, halk tarafından bir isim verilmiş, birine Yeryüzü diğerine Gökyüzü demişler ve zamanla bu isim iki Kral'a dönüşmüş. " İşte sevgili oğlum İki Kral'ın hikayesi böyle başlamış. Belot babasından yüzlerce kere dinlediği bu hikayeyi her seferinde sanki ilk defa dinlermiş gibi dikkat ve heyecanla dinliyordu. Oysa bu sefer son dinleyişi olduğu aklından bile geçmemişti... Düzenlendi.
Todos os Direitos Reservados
#188
isyan
WpChevronRight
Junte-se a maior comunidade de histórias do mundoTenha recomendações personalizadas, guarde as suas histórias favoritas na sua biblioteca e comente e vote para expandir a sua comunidade.
Illustration

Talvez você também goste

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • FIRTINA ZAMANI
  • KIZIL GECE
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • Kanlı Lordun Gelini
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ+18
  • KORDELYA

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

Mais detalhes
WpActionLinkDiretrizes de Conteúdo