DÜŞEN AŞK

DÜŞEN AŞK

  • WpView
    Reads 15
  • WpVote
    Votes 2
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Oct 3, 2015
WpInfo
Fiction
Romance
Deniz kenarında bi banka oturmuş öylece denize bakıyordum. Gökyüzü sanki ayna olmuştu bugün bana. Kimseye anlatamadigim olayları birbir yüzüme vuruyordu. Rüzgar da ona arkadaş olmuş köşeye sıkıştırmislardi beni. Arayabilecegim tek insan şu an beni arıyordu ve ben sadece ekrana boş boş bakıyordum. Aklım karmakarışık öylece bakıyordum uzaklara. Sanki gidenim denizden gelecekmis gibi. Umutsuzca onu bekliyordum. Biliyorum gelmeyecek ama içimde hala bir umut bir aydır bitmeyen bi ümit. Deniz tekrar aradı çünkü titredim. Onu üzüyorum biliyorum ama ben ne yapacağımı bilmiyorum. Ona anlatacağım acıklı bi hikayem yok. Herşey bilinçli olarak oldu. Yani benimki bilinçli bi aptallikti. Hata demiyorum çünkü ona hata diyemem. Hayatımın en güzel iki yiliydi ve bana en güzel armağanıyla gitti benden. Aşk... İnsana huzur veren ,olup olmadık yerde; olup olmadık zamanda birdenbire ortaya çıkan o eşsiz duygu. Benim durağıma da uğradı bir gün. O gece benden çok şey aldı.....
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • Gözler Aynı Sen
  • RUH-U REVAN
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
  • ASENA
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines