Elunore Efsaneleri

Elunore Efsaneleri

  • WpView
    Reads 98
  • WpVote
    Votes 7
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Jan 16, 2016
WpInfo
Fiction
Fantasy
Alleira , kadim elf topraklarının başkenti olan Velarion'da açmıştı gözlerini dünyaya... O zamanlar küçücük olmasına rağmen korucu olan annesine ormanda eşlik ederdi. Babası , o daha çok küçükken ölmüştü bu yüzden de ömrünü , en azından gençliğini annesiyle geçirmişti. Doğayla ve hayvanlarla iç içe büyümüş , annesi gibi oda koruculuğun izinden gitmişti. Her çeşit yay ve ok kullanımında ustalaşmış , iz sürme konusunda da bulundukları topraklarda en bilinen elflerden olmuştur. O kadar yetenekliydi ki , annesini bile gölgede bırakmıştı. Doğadan dostlar edinmiş , hayvanlarla konuşmayı öğrenmişti. Elf kralı ona her ne kadar ordunun okçu birliğinin başına geçmesini teklif etse de , Alleria bu teklifi her zaman reddetmiş , ormanda bulunan ve başkentten uzak köyünde kendi kendine bir yaşam sürmüştür. Ancak kurallar ve Alleria'nın kendine kurduğu düzen çok geçmeden değişecektir...
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • KIZIL GECE
  • FIRTINA ZAMANI
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ+18
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • Kanlı Lordun Gelini
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • KORDELYA
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines