Okulun ilk gününü hiçbir zaman sevmedim. Belki babamın işi yüzünden sık sık okul değiştirdiğimden, bilemiyorum ama okulun ilk günü hiçbir zaman eğlenceli olmadı benim için. Çünkü ben hep "yeni kız"dım. Tıpkı şimdi, İsmi Lazım Değil Lisesi'nde olduğu gibi. Ama bu kez işler değişti. Çünkü daha sınıfa girer girmez onunla göz göze geldim: Çağkan. Benim yeni yakışıklı prensim! Ama tabii o beni görmedi. Zaten beni hiçbir zaman görmezler. Ben o mükemmel saçları ve güzel bacaklarıyla koridorda salınan okulun havalı kızlarından değilim. Şişkoyum, gözlüklüyüm ve bir türlü başa çıkamadığım sivilcelerim var. Peki... Lisedeki bu son senemde bir şekilde onlardan biri olabilir miyim? Okulun havalı ve popüler kızlarından biri olup Çağkan'ın ilgisini çekebilir miyim? Dahası onunla mezuniyete gitmeyi başarabilir miyim? Tamam, biraz yardıma ihtiyacım olacak ama neden olmasın? Merhaba, ben Özgür. Bu sefer kendi masalımın kahramanı olmaya karar verdim. Challenge accepted!
Sevmediğiniz yüzünü dahi görmediğiniz bir adamla evlenmek nedir bilir misiniz?
"Abi yapma kurbanın oluyum!"
Ağlayan gözlere abime baktım, baba yarıma en değerlime.
"Ben diyeceğimi dedim, iste yada isteme Azad'la evleneceksin Evin."
...
Mutfağa girip elerimi tezgaha yasladım. Arkamda hissettiğim kara gölge ile kaşlarımı çatıp arkamı döndüm. Uzun boylu, kumral özenle şekillenmiş saçları, yeşil ormanı andıran gözleri ile karşımda duran adama baktım.
"Ne işin var senin burda?"
Elerini cebine koyup rahat bir ifadeyle parmak uçlarında yükseldi.
"Müstakbel karnımı görmek istemiş olamamı?"
Sinirle burnumdan soludum.
"Ben senin o tanıdığın kızlara benzemem bir tane çarparım ağzının üstüne!"
Yeşil hanelerini kısarak baktı yüzüme.
"Bu sözlerini sana yerdireceğim zamanı iple çekiyorum Ceylan gözlü."
Sonda kullandığı hitapla dudaklarımı yaladım. Gözleri dudaklarıma kayınca vücudum gerilmişti...
(İmdadım kitabımı okuduktan sonra bu kitabıma okumanızı tavsiye ediyorum kafanızın karışmaması için.)
Evin ve Azad
(kurgu; yetişkin içerik bulundurur.)