SİYAH KELEBEK

SİYAH KELEBEK

  • WpView
    Reads 192
  • WpVote
    Votes 20
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadComplete Mon, Oct 12, 2015
Yine vaziyet her zamanki gibiydi karanlık, soğuk, ürkütücü bir depo ve tam ortasında, üstünde parçalanmış insan eti ve kemikleri olan bir bilardo masası. Bu maktulünde diğerleri gibi sağ gözü yerinden çıkartılmış ve yerine küçük siyah bir kelebek koyulmuştu. Öldürdüklerinin çoğunun 15-21 yaş arası olması canımı daha da çok sıkıyordu. Bu 8. İşiydi ve elimizden onun pisliğini toplamaktan başka hiçbir şey gelmiyordu artık insanlar bizden bir şeyler beklemeye başlamıştı. Maalesef bu işin en kötü yanı da buydu sanki bir hayaletle uğraşıyormuş gibi hiçbir şey yapamamak. Yeni bir ihbar daha almıştık bu seferki sadece basit bir taklitçiydi.2 haftada 4. Taklitçiydi git gide artan taklitçilerle birlikte araştırmalarda sonuca ulaşmak biraz daha zorlaşmıştı. Ta ki o ana kadar son aldığımız ihbarla beraber katilin hedefleri son 3 yıl içinde en az bir erkek kardeşe sahip olan kişilerdi buna pek anlam veremesek de böyleydi. Bunun doğan çocuklarla bir ilgisinin olup olmadığını araştırmaya başlamıştık. Bütün çocukların aynı hastanede doğduğunu öğrendikten sonra hastanede o güne dair bir şeyler aramaya başlamıştım. Araştırmalarımda o yıla ait bazı basit şeyler bulmuştum ama işime yaramayacakları kesindi.Hastanenin sırlarına daha rahat ulaşabilmek için yapacağım şeyin, o dönemlerde çalışan kişiler ve onların kayıt altına aldığı defterlerdi. Bu araştırmaları yaparken o dönemlerde çalışan, geveze, dedikoduyu seven, deyimi yerindeyse boş boğaz bir kadın vardı o dönemki olan olayları anlatması için biraz yakınlaştım hafiften, üstü kapalı da olsa biraz bir şeyler öğrenmiştim kadınla biraz daha yakınlaşmak zorundaydım 1-2 hafta sonra kadın her şeyi farkında olmadan dökülmüştü.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Ateşe Adanmış Ruhlar
  • Alya
  • KIZIL GECE
  • ON İKİNCİ ALEV
  • Dolunayın Altında
  • Sadece Bir Damla Brh+
  • VAMPİR LORD'UN KARISI
  • BAĞLI RUHLAR
  • Ölü Kralın Laneti
  • GÜNAHKÂR: KAN SÖZÜ

Bazı sırlar vardır. Öğrenildiği anda insanı değiştirir. Ve bazı yaşanmışlıklar vardır. Akıl unutsa da yürek hiç durmadan hatırlatır. Aypare Ulusoy, ona ait olmayan bir dünyanın içinde boğulduğunda, yüreğine saplanan o sızıyla gerçekleri bulmaya çalışıyordu. Fakat her gerçek, onu benliğinden bir adım daha uzaklaştırıyordu. Gördüğü rüyalar artık rüya değildi. Duyduğu fısıltılar, dudaklarından dökülemeyecek kadar karanlıktı. Bir boşluğun hissizliğinde debelenirken, yalanların içinde rast geldiği tek bir doğruya tutundu: Alas Sipahi. Ateşe hükmeden ama yüreğine söz geçiremeyen o duygusuz hükümran... Yenilmez denilen o kalbin, tek bir ışık uğruna diz çökmesiyle tüm dengeler altüst olmuş; düzene çizilen sınırlar çoktan silinmişti. İntikam ve öfke aşkla harmanlandığında bu bir sonun değil, başlangıcın kehanetiydi. Yüzyıllardır saklı bu kehanet, kana bulanmış eller arasında fısıltı gibi yayılırken, kapana hapsolan gölgeler tek bir şeyi mırıldanacaktı: Kalp unutmazdı. Ve aşk alevlendiğinde, bazı ruhlar kül olmadan kavuşamazdı. ....

More details
WpActionLinkContent Guidelines