KUMA
  • WpView
    LECTURAS 2,131,367
  • WpVote
    Votos 58,450
  • WpPart
    Partes 46
WpMetadataReadContinúa
WpMetadataNoticeÚltima publicación mar, ago 14, 2018
Bir kitap gibidir hayat. Her sayfasında, her cümlesinde bir gizilik vardır. Bizim geleceğimizi değiştirecek kadar güçlüdür bu cümleler. Tabi herkesin hayatı farklıdır. Bazıları bu yalancı hayatta mutlu mesut yaşarken, bazıları kaderlerine razı olup mutsuzlukları ile hapis olur bir ömür boyu... Bu adaletsizlik falan değil aslında. Sadece bizim sınavımız. Sanki bir kağıt ve bir kalem üzerinde olan sınav... Eğer bu sınavda güzel sonuçlar alırsak, belki şans bize de gülecek, bizim de kapımızı çalacak fakat kötü bir sonuç gelirse hapis olduğumuz küre ve aynı hayat bizi bekliyor olacak. İşte herkesin bir sınavı var bu hayatta. Şevval'in, Azad'ın, Armina'nın sınavı da bu işte. Birisinin çocuğu olmazken, diğeri ise sevdiği adamın kardeşine kuma olarak gidiyor. Azad ise dengede tutmaya çalıştığı bir terazide eşitliği sağlamak için tüm gayretini gösteriyor. İster başarılı olsun, ister başarısız... Peki bu hikayenin mutlu bir anı, mutlu bir güne başlangıcı, mutluluklarla gülümsemeleri olacak mı? Bu hikaye de mutlu bir son olacak mı? Eğer mutlu bir sonun olup olmayacağını merak ediyorsan, hadi durma Kuma kitabı senin onu okuman için sabırsızlıkla seni bekliyor... KEYİFLİ OKUMALAR....
Todos los derechos reservados
#16
kuma
WpChevronRight
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
Illustration

Quizás también te guste

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Vatan Uğruna
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Sessiz Yemin
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • Halısaha |texting
  • Karven

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

Más detalles
WpActionLinkPautas de Contenido