"Sonra?"
"Sonra.. Yağmurlar susardı. O giderdi. Hemde mahcup bir çocuk gibi...
İçimde kanayan, yoksul bir sonbaharla kalakalırdım..."
...
O, işini hakkıyla yapan bir cambazdı. Onun yürüyeceği ipe dizdim hayallerimi. Üstünde ustalıkla yürürken, tüm hayallerimi parçaladı bir katil gibi.
Kalbim, hayallerim, umutlarım ipin üzerinde ritim tutturan melodik adımlar eşliğinde paramparçalar çukuruna tıkıldı.
Peki.. Sonra ne mi oldu?
Karanlığa gömülüp, onun kızı oldum. Böbürlenemem bununla, ama kendimi saklayamam da.
Ben seni seviyorum...kardeşimden farksız o hem 5 yaş küçük...ufaklıkla ne işim olur...
Dizlerimin üzerinde eğilip kapıya biraz daha yaklaştım..
-Bin gönlüm olsa birini vermem.. Benim gözüm sadece seni görür... Hem görmedin mi erkek çocuğundan farksız.. Kıskanacağın son kişi bile değil...
Titreyen dizlerimle ayağa kalktım... Perdeyi araladım.. Balkona çıktım.. Semih gelen sesle başını bana çevirdiğinde.elinde telefon öylece kaldı... Gözlerine baktığımda anlamıştı onu duyduğumu.. Balkonda duran kitabımı aldım ve tekrar içeri girdim... Kapıyı kapatıp perdeyi çekmeden son kez yüzüne baktım..
Ve o perdeyi kapattıktan sonra yıllarca onun olduğu tek bir gün açmadım...