İki Ses Bir Şarkı

İki Ses Bir Şarkı

  • WpView
    Reads 1,728
  • WpVote
    Votes 408
  • WpPart
    Parts 17
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Jan 18, 2016
WpInfo
Fiction
Romance
Derin sularda boğulmak gibiydi gözleri. Baktıkça daha da gömülüyordum. Tek kurtuluşum o sulara atlamaktı, ucunda boğulmak bile olsa. Hem boğulacak hem de kurtulacaktım. Bu iki çelişki gibiydi işte gözleri. Aslında her iki durumda da son çareydi. Ancak iyi hissettiriyordu. Ölecektim belki gözlerindeki uçsuz bucaksız sularda, ama yine de iyi hissedecektim. Onun gözlerinde ölmek... Dünyadaki en güzel ölüm olacaktı bu... *** "Ağlıyordu sanki piyano. Belki de ağlamak değil de bir haykırıştı bu... Notaların haykırışı. Açlığı, sevgiye olan özlemi haykırıyordu. Sustuğu, konuşmaya korktuğu her ne varsa çığlık atıyordu parmaklarının ucunda. Korkularını, acılarını hücrelerine teker teker hapsettiği tüm hislerini parmaklarının ucunda konuşturuyordu genç adam. Ruhu korumaya çalıştığı gerçekliğiydi. Onu kaybederse boş bir bedenden fazlası olamazdı. Vücudundaki yaralar acıtmıyordu canını... Yaşadığı onca zaman kalbi çok daha fazla acımıştı. Daha sert bastı piyanonun tuşlarına. Sımsıkı kapattı gözlerini. Karanlığı gördü. Açtı... Bir nota daha bastı. Kapattı... Yok. Karanlık! Görmüyordu ışığı. " *** Peki ya bir çift göz aynı anda nasıl bu kadar soğuk ve canlı olabilirdi?
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Sirayet|Texting
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • KORKUT / bxb
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Mafyaymısmıs

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines