We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
SERSERİ

SERSERİ

  • WpView
    Reads 3,447
  • WpVote
    Votes 169
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadMatureComplete Sat, Mar 26, 2016
WpInfo
Fiction
Romance
Hayat o kadar sahteki insanın yüzüne hicbir zaman gülmez. Ben babasının himayesi altında kalan bir kız nasıl mutlu olabilirki? Bazen düzgün bir hayat yaşamak isteyenler para uğruna her kötü işe karışırlar. En kötüsüde ne biliyormusunuz? Bedenlerini boktan zengin bir hayat için satacak kadar aciz olmalarıdır. Tabi bu işi zevk olsun diyenlerde var. Onlar sadece çürümüş varlıklar. Bende kendimi yavaş yavaş karanlığa çekmeye başladım bile. Değişen hayat demeyelimde kendi özgürlüğünü kullanamayan, babasının her istediği olan güçlü bir kız. Güçlü!Güçlü olmak bu sadece dışarıya gösterilen bir yönüm. Çevreye karşı güçlüyüm ama içe doğru babam sayesinde korkak ve hapis. İşte ne kadar güçlü olmayı denesende mutlaka bir yerden kopukluk veriyorsun. Ben daha da çok karanlığa sürükleniyorum. Bu gidişin ucunu çok merak ediyorum. Küçük bir nokta da olsa beyaz bir ışık bulabilecek miyim? ~~~küfür içerir~~~
Public Domain
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • 𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR....
  • Derin(Gerçek ailem)❆
  • Milli Tasarımcı // Yarı Texting
  • KİRAZ ÇİÇEĞİ MAHALLESİ
  • Söyle Bana Demonio
  • Sirayet|Texting
  • LİNA
  • Balca
  • Acımasız Ağa(Tamamlandı✓)
  • ÇİÇEK KIZ - GERÇEK AİLEM

"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.

More details
WpActionLinkContent Guidelines