PİSLİK | Amber (+18)

PİSLİK | Amber (+18)

  • WpView
    Reads 83,671
  • WpVote
    Votes 3,835
  • WpPart
    Parts 30
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Jun 2, 2026
Hikaye +18 yaşa uygundur. Onun ruhu pisliğe batmış altın toz tanesi gibi... Değerli bir elmasın ışıltısyıla aynı parlaklıkta fakat o kadar kirli ki, gözlerimi kamaştıran o ışıltı yok oluncaya kadar, sahteliği anlaşılmıyor. Anlayamamıştım. Aslında o hiç saklanmadı. Onu saklayan bendim. O herşeyiyle pisliğe batmış bir adam. Bu ilk andan beri böyleydi. O çok açıktı. Ben korkak. O çok gözükara , ben durgun bir denizdim. Ne fark etti ki? O yaktı, ben yandım... O yıktı , ben yıkıldım... Ben sevdim, onursuzca, gurursuzca... O yok etti. Beni, sevgimi, ruhumu... Pisliğe batan parmaklarıyla yok etti olmayan bizi... İkimizi...
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • RUHSUZ  | DÜZENLENİYOR
  • Mahkumiyet (+18)
  • Seni Çok Güzel Seveceğim
  • gecmis
  • ŞEHVET DERSİ
  • CEVHERİ (+18)
  • Şeytan'ın İni +18
  • ~ZORAKİ EVLİLİK~
  • Son Devrimci Ernesto Che Guevara
  • PANDORA +18 |Yeniden Yazılıyor

"Korkuyorum." Çaresiz fısıltım üzerine büyük elleri usulca belimi kavrayıp, acıya gebe kalan çıplak bedenlerimizin üzerinde yükseldi ve vücudumun bir kısmını küvete daldırdı. İnleyerek nefesimi tuttum. Soğuk su tüm iliklerime buram buram işliyor, aşinası olduğum fakat zamanın unutturduğu uvzu bedenime tekrardan hatırlatıyordu. "Ben yanındayken," diye fısıldarken, sesi her zamanki gibi ifadesiz, gözleri boştu. "Benden başka hiçbir şeyden korkmayacaksın." Ellerimle omuzlarından destek alırken, artık su göğüslerimin amansız çıplaklığını örtpas ediyor, bedenimin okyanusa bırakılmış değerli bir eşya misali kaybolmasına izin veriyordu. Ben o yanımdayken somut olan hiçbir şeyden korkmazdım ki, o benim bedenime kalkan, ruhuma eşti. "Ya senin yokluğundan korkuyorsam?" diye acı içerisinde mırıldanırken, kesik kesik nefesler alıyordum. Cıklayarak alt dudağını diliyle ıslattı. "Beni bırakıp gideceksin." Başımı hızla iki yana sallayarak reddettim. "Gitmeyeceğim." İfadesizlik maskesi hâlâ çehresinde asılı bir durumdayken, göz kırptığı sırada nefesimi tuttum. Soğuk su kulaklarımın içerisine doğru yol alıyor, bir kısmı rotasını değiştirip aralı olan dudaklarımdan içeriye doğru hücum ediyordu. Gözlerimi zorlukla açık tutarken, bel oyuntumu baş parmaklarıyla okşayıp, yüzümün tamamını suya batırdı. Şimdi saçlarım, aşık olduğum çehresini görmemi istemezcesine suda dağılarak görüş açımı kapatmıştı. Burun direklerim sızlıyor, gözlerim bu acıya dayanamayarak kapanıyordu. Sonları sevmezdim ben. Ki zaten bu bizim sonumuz değildi. Bu bizim yeniden doğuşumuzdu. Barlas Duman beni bu şekilde öldürmedi. Bu ona basit geldi. Bana olan aşkının buram buram acı kokusunun arasında gözünü kırpmadan ruhumu bedenimden ayırmıştı. Gitmeyecektim. Gitmiştim. Öldürmeyecekti. Öldürmüştü. Bu oyun da berabere bitmişti

More details
WpActionLinkContent Guidelines