Deniz Çınaroğlu

Deniz Çınaroğlu

  • WpView
    Dibaca 73
  • WpVote
    Vote 6
  • WpPart
    Bab 4
WpMetadataReadBersambung
WpMetadataNoticePublikasi terakhir Sab, Nov 14, 2015
WpInfo
Fiksi
Romansa
Duymuşsunuzdur mutlaka: Hani derler ya "Bazen ilk görüşte anlarsın,o insan senin kaderindir,bazense bir ömür boyu ararsın,bulamazsın.." Önyargılarınızı rafa kaldırıp okumaya karar verirseniz eğer: şu an elinizde tuttuğunuz şey iki insanın,hatta olabildiğince farklı iki insanın hikayesidir. Kader kavramının, eğer gerçekten varsa onları nasıl birbiriyle buluşturmasıdır önünüzdeki satırlar. Kaderin görevi sadece onları buluşturmaktı. Peki sonrası? Sonrası da işte önünüzde duruyor,öğrenip öğrenmemek sizin elinizde. Umarım seversiniz...
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang
Bergabunglah dengan komunitas bercerita terbesarDapatkan rekomendasi cerita yang dipersonalisasi, simpan cerita favoritmu ke perpustakaan, dan berikan komentar serta vote untuk membangun komunitasmu.
Illustration

anda mungkin juga menyukai

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Karven
  • Halısaha |texting
  • Vatan Uğruna
  • Sessiz Yemin
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

Detail lengkap
WpActionLinkPanduan Muatan