We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
Senden Önce

Senden Önce

  • WpView
    Reads 81
  • WpVote
    Votes 12
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Dec 8, 2015
WpInfo
Non-Fiction
Neden bir gün ölmek için her gün yaşıyoruz diye sorardı hep kendine. Cevabı yoktu bu sorunun. Çünkü ne onu seven, ne de önemseyen insanlar kalmıştı. Hiç beklemediği bir anda buhar olup uçmuşlardı. Unutmak istiyordu her şeyi. Ama hatırlamak için bir hafızası varken, unutmak için elinde hiçbir şeyin olmaması; hayatın ona attığı en büyük kazıktı. Hayat bazen insanları, birbirleri için ne kadar çok şey ifade ettiklerini anlasınlar diye ayırıyordu. Özgürlüğüne ve sevdiklerine kavuşmak ister gibi kollarını iki yanına açarak bakışlarını gökyüzüne çevirdi. Şimdi O da aynı yolda aynı şekilde can verecekti. Duyduğu ani fren sesi ve vücudunda hissettiği acı ile sona ulaştığını düşünmüştü. Ama nereden bilebilirdi ki bunun aslında bir son değil, yeni bir başlangıç olduğunu...
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Vatan Uğruna
  • Halısaha |texting
  • Karven
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA +21 (Tamamlandı)
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Sessiz Yemin
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines