Ona 10 Kala

Ona 10 Kala

  • WpView
    Reads 450
  • WpVote
    Votes 39
  • WpPart
    Parts 6
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Jul 16, 2018
Hikayenin başından sonuna kadar içli içli okumak sıktığı için, dudaklarımdan dökülen kelimeler eşref saatime denk gelmişti. "Bu hikaye, öyle ya da böyle mutlu sonla bitecek." Bu zamana kadar yazılan en büyük hikayelerin aşk hikayeleri olduğunu düşünürdüm hep. Her genç kız sevgilisinden acı bir ayrılık yaşadığında elinde fosforlu kalemiyle o en sevdiği aşk romanına koşar, beğendiği mısraları instagramdaki fotoğrafının altına yazmak için üstünü çizer diye. Yanılmamışım. Bu hikayenin son kahramanı belli değilse, ilk kahramanı hiç belli değil. Bölük pörçük bir hikaye, yanlış kişilere duyulan sevgiler. Ayrılamam korkusu, alışılmışlık yalanı. "Ben onu asla unutamam" diyerek kendini kandıran bir kızın gerçek aşkı arama yolculuğu. "Farkında olmadığım ve artık umursamadığım benliğim beni dürtüp ondan ayrılmam gerektiğini söylese de yaşananlara, yaşanacaklara ve de yaşanmamış tüm anılara rağmen susuyordum. Nasılsa gerçek olan buydu ve o aşk masalları sadece bir avuntudan ibaretti."
All Rights Reserved
#32
yanlışkişi
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • RUH-U REVAN (Askıda)
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
  • ASENA
  • Gözler Aynı Sen
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines