Piyanistin Dansı

Piyanistin Dansı

  • WpView
    Reads 2,007
  • WpVote
    Votes 228
  • WpPart
    Parts 12
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Jun 30, 2016
Gözbebekleri geçmişin sandığıdır. Bu yüzdendir ki bizim saklamaya çalıştığımızı, tüm çıplaklığıyla ortaya serer. Hafızamızdan silip attığımızı sandığımız, korkarak derinlere ittiğimiz her gerçek ilerlediğimiz basamakların korkuluklarıdır şüphesiz. Babasını aramak için Arel'le çıktığı yolculukta, karşısına çıkan gizlerle, gerçeklerle aslında hiçbir şeyin tahmin ettiği kadar da masum olmadığını öğrenecek ve yanılgılarla, hatalarla yolun sonuna varmaya çalışacak korkusuz deniz kızı Sarya... Tebessümleriyle kendine duvar ören, aktif bir volkan olup kendisinden başka kimseye zarar vermek istemeyen Arel... Şüphesiz ki yolun başında karşısına çıkan tek doğru Arel'di. Sarya yolun sonuna onla varmaya çalışırken, Arel de onunla yolun sonuna varacak mı? Nermin&Ebru
All Rights Reserved
#30
asya
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Halısaha |texting
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Karven
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • Vatan Uğruna
  • Sessiz Yemin

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines