KİMSİN ?

KİMSİN ?

  • WpView
    Reads 157
  • WpVote
    Votes 5
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Jan 30, 2016
Etrafa bomboş gözlerini gezdirdi genç kız. Hiçbirşey hatırlamıyordu ne geçmişini,ne kim olduğunu,ne ailesini,sevdiği varmıydı acaba ? Etrafta dolandı. O bomboş sokağı dolandı. Gecenin 3'üydü en son bir kırathanenin kapılarına gözlerini dayamış ve saate bakmıştı. Kimbilir kaç saat geçmişti üstüne ? Etrafına tekrar baktı. Bir köpek sürüsüydü sanki kendisine doğru koşan. Hayır hayır sürü değildi bu. İki tane köpekti sadece. Ama içinden bir ses kaçması gerektiğini söylüyordu. Sadece koşmasını...Kaybolmasını...Ama zaten kayıptı ki o. Zaten en dibe batmıştı daha ne kadar batacaktı.?Kafasından bu düşünceleri kovalayıp koşmaya başladı. Ana yola çıkmıştı yol. Sağına soluna bakmaya gerek bile duymadı hemen yolun atladı. Bir arabanın geldiğini farkındaydı. Bu yüzden atlamamışmıydı yola. En dibi bile kazıp kendine mezar yapmak için atlamamışmıydı yola ? Beklediği oldu. Araba ona çarptı ama sadece bileğine burkmuştu genç kız. Oysa beklediği bu değildi. Ölmekti beklediği....
All Rights Reserved
#18
erken
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • RUH-U REVAN
  • Gözler Aynı Sen
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • ASENA
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines