Gerceklerle Savaş  Vermek

Gerceklerle Savaş Vermek

  • WpView
    Reads 4
  • WpVote
    Votes 0
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadMatureComplete Sun, Feb 14, 2016
Daha çok Küçüğüm ve insanların beni büyük gormesinden nefret ediyorum. İşlerine gelince büyük işlerine gelince küçük olmaktan, herşeyi yanlış anlamlarından,sadece kendilerini dusunup beni ve sevdiklerimi rezil etmelerinden nefret ediyorum ama elimde olan bisey değil okul hayatımda çevrede hor görülen ve şişman çirkin bir kız olarak tanımıyorum dışarı çıkmaya unatip insanların gözlerinin içine bakmaya çekinen bi insanım ve kendimden nefret ediyorum bir gece saat 12 civarlarinda mutfağa gid su icicektim fakat mutfağa gittiğimde babamı baska bir kadınla konuşurken gordum ve o an yıkıldım gerçek olamazdı dedim babam bunu yapmaz dedim ama yapmış ve beni birden karşısında gorunce azarlamaya başladı ve odama çıkıp o ani düşündüm acaba annrme solesemmi solemesemmi diye onun üzülmesini istememem çünkü bana hayatta tek değer veren insan annem olsa gerek sabah olmuştu okula gitmek için saclrimi taradim ve servisim geldi okula yeni gelen bir okulun popisi bir çocuk vardı. Okula geldiği parasayila
Public Domain
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • FIRTINA ZAMANI
  • TALYA
  • 𝑩𝒐𝒏𝒏𝒊𝒆 𝒚 𝑪𝒍𝒚𝒅𝒆
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • AŞK 1 KERE ÖLDÜRÜR
  • ON İKİNCİ ALEV
  • GÜNAHKÂR: KAN SÖZÜ
  • Alya
  • KIZIL GECE

Lüks ve ihtişam içinde büyüyen Melek, babasına meydan okumasının ardından kendini Karadeniz'in bir dağ köyünde öğretmenlik yaparken bulduğunda kaderin ona sarsıcı bir sürprizi vardır. Yıllar önce acımasızca reddettiği silik ve sessiz bir genç olan Tahir'in şimdi karşısında Fırtına lakabıyla dağları kasıp kavuran bir yüzbaşı olarak durması tüm dengeleri alt üst eder. Yıkım Timi'nin karizmatik ve disiplinli komutanının gözleri Melek'in hatırladığından çok uzakta, buz gibi keskin ve acımasızdır. Aralarındaki çatışma kısa sürede alev alarak, yerini inkâr edilmesi imkânsız bir çekime bırakırken Karadeniz'in hırçın dalgaları, sert rüzgârları ve samimi insanlarıyla sınandığı bu yeni düzen; onun için hem gülümsetecek bir savruluş hem de yüreğinin hikâyesini Karadenizli bir adamla yazacağı bir yolculuğa dönüşecektir. Yürek mevzilerinde sipere yer yok be öğretmen hanım. Düştüğün an esirsin. Ben de esirim artık, Hem Karadenize hem bir çift ela göze...

More details
WpActionLinkContent Guidelines