Lion
  • WpView
    Reads 202
  • WpVote
    Votes 14
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Jan 23, 2016
Duyduğum seslerle gözümü açtım. Bu gürültünün sebebi ne olabilirdi? Ve daha önemli bir soru; etraf neden karanlıktı? Tamam, gecenin bir yarısı olabilirdi ama bu karanlık şüphe uyandırıcıydı. Açık camdan gelen seslerin beni korkutmadığını söyleyemezdim. Odanın dışından gelen çığlıkla kapıya yapışıp açmam bir olmuştu. Bu annemin sesiydi. Koşarak sesin geldiği yöne gittim. Salona girdiğimde gördüğüm manzara karşısında şok oldum. O yaratık da neydi öyle? Ve annem... O neredeyse iki metre boylarındaki şey annemin boynuna elindeki baltayı sapladığında afalladım. "Anne" diye acıyla bağırdığımda yaratığın gözleri beni buldu. Kolumdan tutup sarsıldığımda kafamı hızla kolumu tutan babama çevirdim. "Gitmeliyiz" derken aynı anda beni çekiştiriyordu. Ona katılıp koşmaya başladım. Apartmanın koridoruna çıktığımızda hızla merdivenlerden çıkmaya başladık.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • Asena deniz (gerçek ailem)
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )
  • DUHUL
  • On Üçüncü Pay
  • KIYAMET TOHUMLARI
  • Vortaris
  • Albay Kızı
  • NEHY-KİMSEDEN SONRA | DİSTOPYA
  • YAPAY KALP +21

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines