Bazı sözler dokunur insanın yüreyine, sanki bir bıcak gibi, bir tokat gibi...
Ne yapsan unutamaz, hafızandan çıkaramazsın, öyle işte...
Umudunu yitirdiyin anda bir de bakmışsın artık tutunacaq dalın kalmamış...
Her kırıldığında, üzüldüyünde, yıprandığında bir az daha uçurum kenarından yaşadıklarına bakıp ağlıyorsun...
Hadi korkma, bir adım daha diyor aklındakı hayel kırıklıkların...
Korkma atla o, uçurumdan, sen yaparsın sen hayatını yok etdiyin gibi kendinide yok ede bilirsin. İnan bana başara bilirsin...
Neden konuşur biliyormusunuz hayal kırıklıklarınız? çünki onları susturacak bir seveniniz, bir yakınınız, bir Allahın kulu yoktur!
Amma bide hata yap bak...
Nasılda çıkar her kes bir tarafdan.
(Neden yapdın?
Niye yaptın?
Zaten belliydi yapacağın.)
Gibi laflarla getirirler seni o uçurumun kenarına, Ben kendimden biliyorum arkadaşlar!!!
Bu hikaye deyil, ismi "tokat gibi sözler"
Her bölüm bir tokat olsun sana, bana, her kese.
Okuyanlara şimdiden sayqılar!
Abi kitapları kıtlığı çekiyorsanız doğru yerdesiniz. Sizden istediğim ana karakter olan kız ile empati kurmanız. Babasına olan düşkünlüğünü anlamanız. Bu kitapta önyargılı abiler yok, karışan bebekler yok. Alışılmış klasik abilerim hikayesi değildir. Dikkat! Bu kitabı okurken neden benim abim yok diye dert yanabilirsiniz :)
"Onu istemiyorum." Nefret dolu bakışları bendeyken babamdan uzaklaştı. "Benim kızım değil o!" dedi ve üstüme atılmak için hamle yaptı. Fevri bir hareketle geriye kaçarken hemşirelerden biri annemin koluna enjektör sapladı. Sakinleştirici olduğunu tahmin ettiğim sıvı bedenine girdi, hareketleri yavaşça kesilirken hala sayıklıyordu.
"Gerçekleri söyle ona Yılmaz." dedi uykuya dalmadan hemen önce. "Öz ailesini bulsun."
Beni bitirecek kelimeler dudaklarından döküldü. Annem odaya alınırken babam da peşinden gitti. Bedenim titredi, vücudumu soğukluk kapladı. Bir insan narkozluyken asla yalan söyleyemezdi.
Başlangıç: 12 Haziran 2022