Bazen
  • WpView
    Reads 229
  • WpVote
    Votes 14
  • WpPart
    Parts 14
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Feb 20, 2016
BAZEN Bazen bıkarsın Bazen yorulursun Bazen de yıpranırsın Ama hayat ne bıkar ne yorulur nede yıpranır. Hayat bazen çok acımasız olabiliyor. Bazen de melek gibi anlamak mümkün değil hele kendini ifade edebilmek hiç mümkün değil. Bazen tamam artık yeter burama kadar geldi dersin hayat ise sana öyle bir tokat atar ki daha gelmediğini anlarsın zamanın. Ya peki doğru zaman ne zaman doğru zaman doğru düşünüp doğru karar verdiğin zaman mi. Yoksa beklenmedik anda gelen fırsat mı? Biz bunu nasıl anlayacağız peki çok bilmiş acımasız hayat? Bazen bazen bazen artık bezenler sıkıcı oldu biliyorum ve aptalca gelmeye başladı. Eminim. Ama biz insanlar hayal kurarken belki diyorsak bende yaşanmışlıkları bazen diye anlatabilirim diye düşünüyorum. Bazen tamam artık hiç bir beklentim yok dersin bitti ben keyfime bakarım beni düşünen arar sorar o sormazsa başkası arar sorar dersin ama bu sadece kendini aldatma yöntemi olur yada çevrede kızım sen safmı sın bak bana ben hiç aradım mı hep o aradı di
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • ASENA
  • RUH-U REVAN
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
  • Gözler Aynı Sen
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines