Çakma Buz Prensesi

Çakma Buz Prensesi

  • WpView
    Reads 911
  • WpVote
    Votes 90
  • WpPart
    Parts 4
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Jun 2, 2016
"Buz" Biri adımı seslenince arkamı döndüm . Tabi ki de adım buz değildi sadece okuldakilerin bana taktığı lakaptı. Arkamı döndüğümde okuldaki o çocuğu gördüm. Yüzüne ifadesizce bakarken. " gerçekten hiç konuşmayacak mısın? " dedi. sustum . Gereksizce konuşuyordu. Arkamı dönüp yürümeye başladım. Arkamdan "Demek sana bu yüzden buz diyorlar ha? Ama uzun sürmücek . en kısa zamanda kendi ateşimle eriteceğim seni. Sen bu değilsin. Seni olduğun gerçek kişiliğe dönüştürecem" diye bağırdı. Sadece güldüm. Çok fazla hayal kuruyordu. ***** Ben Esila. Namı değer Buz. Okuldakiler çok soğukkanlı olduğum için ve zor durumda kalmadıkça konuşmadığım için taktılar bu ismi. Ama kimse nedenini sormadı. Hep kitabı kapağına göre yargıladılar. içindeki satırları okumaya gerek bile duymadılar.Bu da artık benim umrumda değil . Eskiden sorgulasam da şimdi sadece gülüp geçiyorum . Herşeye alışmış gibiyim artık. Sevgi görmemeye, dışlanmaya , suçlanmaya , yokmuşum gibi davranılmasına . Herşeye .
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Sirayet|Texting
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Mafyaymısmıs
  • KORKUT / bxb
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines