YALANCI
  • WpView
    Reads 552
  • WpVote
    Votes 124
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Feb 14, 2016
"Zamanımız bitiyor Ailemizin , yakınlarımızın Yalanlarını kovalıyoruz. Her gün ölümünün küçük bir parçasını yaşıyoruz. Savaşmaya isteklisin Kardeşim haklı olmak için, bize söylenen yalanları su yüzüne çıkartmak için Bizim nefretimiz mermi bizim düşüncelerimiz bir silah . Ve savaş yok , öfke hiç kazanamadı bu bizim hikayemiz , ÖFKE KAZANACAK Mira." Dedim bir çırpıda ve Mira'nın elini sıkıca tutup karşımızda duran şeref yoksunun pis suratına , nefretle baktık...." Mira söze atıldı ; 'Neden yalanı seçtin? Neden herşeyi adam akıllı anlatmadın Baba!. Sana hala baba diyorum çünkü üzerimde az da olsa hakkın var , seni burdan kovmamak için zor tutuyorum kendimi. Şimdi açıklamanı , neden gittiğini , neden yalanı seçtiğini anlat , sonrada defol git bu evden.!' diye bağırdı "baba diye adlandırdığımız adam bir adım geriledi ve "SİZ BENİM EVLA... " dedi ve nefesi kesilip , yere yığıldı....
All Rights Reserved
#56
genel
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Sessiz Yemin
  • Halısaha |texting
  • Karven
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Vatan Uğruna
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines