BERDEL
  • WpView
    Reads 1,984,405
  • WpVote
    Votes 57,503
  • WpPart
    Parts 106
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Mar 4, 2018
Herkes sevilmek, herkes âşık olmak ister. Peki, aşkı bulacağına inanır mı herkes? Kahramanlarından çok aşk hikâyelerini sevmez miyiz hep? Hayatta bazı şeyler çok değerlidir. Karşınızdaki insanın sizin içinizi görebilmesi... Kalbinizi dinleyebilmesi gibi... Ama ben hayatta en çok mucizemize değer verdim. Mucize... Gerçekten buna inanır mısınız? Mesela bir kış günü gökyüzünden bir topak kar yağarken aslında içinde bir mucize taşıdığına? Ya da tamamen zıt olan iki insanın mucizevi bir şekilde bir araya gelmelerine? Ben inanıyorum. Ben gerçekten mucize diye bir şey olduğuna inanıyorum. Çünkü benim hayatım akıl almaz bir mucizeyle başladı. Umutlarımı, hayallerimi, geleceğimi bir kenara itip o mucizenin peşinden gittim. Bu akıl almaz bir şey! Hatta çılgınlık! Çünkü ben Mehir Özdemir, hayatta öncelikleri olan bir kızdım ve asla bir mucizenin peşinden gitmezdim. Sanırım kendim hakkında birkaç şey söylemeliyim. Herkes gibi sevilmek istemedim, âşık olmakta. Aşkı bulacağıma kesinlikle inanmadım. Aşk hikâyelerinin kahramanlarını da hiçbir zaman sevmedim. Şimdi de bir şey itiraf edeyim, hem çok sevdim hem de çok sevildim. Hatta hayatımda öyle bir şey oldu ki biz konuşmadan kalbimizin sesine âşık olduk. Evet, birbirinden zıt o iki insanı bir araya getiren mucizemiz Berdeldi. "Berdel bizim mucizemiz Mehir. Ve sen bu mucizeyle gelen bir hediyesin." Not: Kitap olacağı için tamamen düzenlemededir.
All Rights Reserved
#436
mucize
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Halısaha |texting
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Vatan Uğruna
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • Karven
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • Sessiz Yemin

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm

More details
WpActionLinkContent Guidelines