Son Kış...

Son Kış...

  • WpView
    LETTURE 198
  • WpVote
    Voti 7
  • WpPart
    Parti 3
WpMetadataReadPer adultiIn corso
WpMetadataNoticeUltima pubblicazione mer, gen 20, 2016
Zihnimi tırmalayan rahatsız edici bu sorulardan bıkmıştım artık..Yaş 19 kademe kademe büyüyoruz.Büyüdükçe artan sorumluluklar daha nice baş belaları vs.. Adım Kutan , 19 yaşındayım.Kayseri de yaşıyorum.İki kız kardeşim var.İpek ve Ceren. Kayseri Ted Kolejinde Lise son sınıf öğrencisiyim..... Hava iyice soğuyor,soğudukça sertleşiyor yaz mevsiminden intikamını almak istercesine sertçe esiyordu rüzgar.İçimi ısıtan bir kaç kitap,bir iki parça şarkı,dudağımda sigaram elimde iki kelimelik bir mektup sessizce akan göz yaşlarım ve daha nice hissedilen bilinmeyenler... Masalıma sende misafir olmak ister misin? Boş versene kırılan kırılmış,acı,hüzün,neşe,sinir,mutluluk,korku hissedilmiş hissedileceği kadar.Tüm bunlar seninle benim aramda kalacak koca bir sır olarak..Haydi ne duruyorsun?
Tutti i diritti riservati
Entra a far parte della più grande comunità di narrativa al mondoFatti consigliare le migliori storie da leggere, salva le tue preferite nella tua Biblioteca, commenta e vota per essere ancora più parte della comunità.
Illustration

Potrebbe anche piacerti

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • Halısaha |texting
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Vatan Uğruna
  • Sessiz Yemin
  • Karven

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm

Più dettagli
WpActionLinkLinee guida sui contenuti