Bu hikaye aslında tüm gerçekliğin içindeki koca bir yalan...
Belki de hayatını mahveden bir yalan, hayatta karşılıksız hiç birşeyin olmadığını gösteren bir yalan...
Varoluş ile yokoluş
Hayata karşı savaşın bitiși, yıkılış, yıpranıș ve en acısı herşeyin tüm benliğin bitmesi...
Yaprak ile Rüzgar'ın aşk hikayesi
Yaprak'ın kalbinin kapılarını sonuna kadar açması yaşanan büyük aşk, büyük mücadele, büyük yıpranış...
Acılar, umutlar, haykırışlar, yıkılışlar, mücadele, hırs, aşk, masumca hisler, arsızca istekler,kalp kırıklıkları, yani insanın aklına gelebilecek herşey...
Ben : anneni ara.
Oğuz:ne ?
Ben: sen sinem teyzenin oğlu değil misin?
Annen onu aramanı söylüyor.
Oğuz : peki bunu o niye söylemiyor ?
Ben : şarjı bitmiş?
Oğuz : şarjı bitmişse ben onu nasıl arayacağım peki ?
Ben yazıyor...
Ben çevrimiçi...
Ben : bir dakika oha doğru?
Şarjı bitmişse nasıl arayacaksın ?
Oğuz : bu küçük detayı yeni fark etmen gözlerimi yaşarttı.
Ben : sen bana Altan altan laf mı soktun ?
Hayırlı bir evlat olup annen ara demeden arasaydın böyle olmazdı 🙃
Oğuz : şimdi de sen mi bana laf sokmuş oldun?
Ben : haspinAllah sınanıyorum herhalde , git ara ne bilim ben ya.
Laf filan da sokmuyorum ayrıca.
Oğuz : sen kimsin ?
Ben: komşunuz ?
Oğuz : komşumuz kim?
Ben : evine gelseydin bilirdin.
Oğuz :geldiğim zamanlarda oldu ama tanımıyorum seni ?
Ben : o da senin kayıbın olsun hayırsızlığı bırakıp evine uğrarsın artık belki ?
Oğuz : bu aralar sanmıyorum.
Ben : benim ruhumda hayırsızlık diyorsun.
Oğuz :hayırsız olsaydım bu vatanı korumak için canımı feda etmezdim.
Ben :ne ?
Oğuz: tek hayırsız ben değilmişim anlaşılan , komşusunun oğlunun mesleğini bilmeyen bir komşu kızı.
Ne üzücü.
Tanışalım yüzbaşı Oğuz Türk...