3 aşamanın ilki; Soğuk
Ve sırayla onu izleyen Ilık , Sıcak .
❄❄
''Kar kristallerinin her biri birbirinden farklıdır. Tek ortak noktaları altıgen oluşlarıdır. Kristaller 100 milyon molekülden oluşur. Atmosferde düşen kristallerin birbirleriyle çarpışması sonucu meydana gelir. Kristallerin şekillerinin farklı olma nedeni; onları oluşturan oksijen ve hidrojen atomlarının birbirleriyle kurdukları bağ ve bu bağların açılarıyla ilgilidir. Suyun ısısının düşüp, donma noktasına gelmesiyle son halini alırlar.''
Milyonlarca kristalin aksine biz onlara benziyorduk. Evet, farklıydık.Hem de çok... Ama acılarımızla, gerçekleşmeyen hayallerimizle, içimize sığmayan öfkemizle, inkar ettiğimiz sevgimizle, kabullenemediğimiz mutluluğumuzla vardık. Çıplak elle oynanan kar, genzimizi yakan soğuk hava gibi yaktık birbirimizi. Isınmak için sobanın başına koşuşturan çocuklar gibi heveslendik ama soba çoktan sönmüştü...
İçimizde hevesimiz, kalbimizde özlemle kaldık. Konuşmadık, susarak anlaştık. Dokunmadık, uzaktan hissettik. Pes etmedik, hep savaştık !
"Ece..." dedi sesi ilk defa bu kadar kısık ve boğuk çıkarken. Testi bana doğru salladı. "Bu ne demek? Hamile misin?"
Cevap veremedim, sadece daha şiddetli ağlamaya başladım.
Baran bir anda patladı, testi lavabonun kenarına fırlattı. "Cevap versene! Kimden bu? Amına koyayım nasıl olur lan bu? Kimden bu çocuk?!"
Bana doğru bir adım attığında geri kaçtım. O anki şaşkınlığı, o kadar büyüktü ki dudaklarından dökülen her kelime kalbime bir bıçak gibi saplanıyordu. "Çocuk benden mi?" diye kükredi. Sesindeki o inkar beni mahvetti. "O gece... o geceden mi?"
Hıçkırıklarımın arasından yüzüne baktım. Bana her zaman tepeden bakan, beni küçümseyen o adam şimdi yıkılmış gibiydi. Ama canımı yakmasına izin vermeyecektim.
"Yok Baran!" diye bağırdım, sesim koridorda yankılandı. "Benden! Sadece benden! Sen bir şey yapmadın zaten, değil mi? Senin için o gece bir hataydı, bir çöptü! Şimdi gelip hesap soramazsın!"