Sırlar Prensesi : BOYUT

Sırlar Prensesi : BOYUT

  • WpView
    Reads 767
  • WpVote
    Votes 66
  • WpPart
    Parts 10
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Apr 8, 2016
'' Çok gülüyorsun bu aralar .'' diyorlar... '' Saklayacak çok acım var.'' diyemiyorum. En çok acıtan da ne biliyor musunuz? Siz onların bütün hatalarını affedebiliyor iken onlar sizi en küçük sorunda bırakıp gitmesi. Benim tek iki yüzlülüğüm içim acıyor iken güler yüzlü olmamdı. Ben Çocuklar Gibi Sevdim, Ama Devler Kadar Acı Çektim.. Galiba dünyanın en acı şeylerinden biri kendinizi çok özel hissettiren insanlar için aslında çok sıradan ve gelip geçici biri olduğunuzu fark etmek. Gözlerinizi kapattığınızda sadece karanlığı görürsünüz. Ya da belki sadece hayallerinizi. Peki acılarınızı orada görüyorsanız? Kalbinizin sizi bırakmasına izin verip onu ateşe atıyorsanız? Ateş çiçekleri sizi uyarıyor ama siz hala buzlaşmış bir kalbe göç ediyorsanız? İzin verin kalbiniz değil ateş çiçekleri ve hisleriniz sizi uyarsın! Ya da sonuna kadar savaşıp buzdan kalbe ve kara bulutlara kalbiniz sizi götürsün... Seçimini doğru yapabilecek mi Alev? Kağan'ın buzdan kalbine girebilecek mi? Yada bu boyut onların birlikte olmasını uygun görecek mi?
All Rights Reserved
#509
element
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • FIRTINA ZAMANI
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • KIZIL GECE
  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • KORDELYA
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • Kanlı Lordun Gelini

Lüks ve ihtişam içinde büyüyen Melek, babasına meydan okumasının ardından kendini Karadeniz'in bir dağ köyünde öğretmenlik yaparken bulduğunda kaderin ona sarsıcı bir sürprizi vardır. Yıllar önce acımasızca reddettiği silik ve sessiz bir genç olan Tahir'in şimdi karşısında Fırtına lakabıyla dağları kasıp kavuran bir yüzbaşı olarak durması tüm dengeleri alt üst eder. Yıkım Timi'nin karizmatik ve disiplinli komutanının gözleri Melek'in hatırladığından çok uzakta, buz gibi keskin ve acımasızdır. Aralarındaki çatışma kısa sürede alev alarak, yerini inkâr edilmesi imkânsız bir çekime bırakırken Karadeniz'in hırçın dalgaları, sert rüzgârları ve samimi insanlarıyla sınandığı bu yeni düzen; onun için hem gülümsetecek bir savruluş hem de yüreğinin hikâyesini Karadenizli bir adamla yazacağı bir yolculuğa dönüşecektir. Yürek mevzilerinde sipere yer yok be öğretmen hanım. Düştüğün an esirsin. Ben de esirim artık, Hem Karadenize hem bir çift ela göze...

More details
WpActionLinkContent Guidelines