AHESTE SON

AHESTE SON

  • WpView
    Dibaca 32
  • WpVote
    Vote 2
  • WpPart
    Bab 1
WpMetadataReadBersambung
WpMetadataNoticePublikasi terakhir Min, Agt 28, 2016
WpInfo
Fiksi
Romansa
Ruhum bedenimden ayrılmıştı sanki . Ateş vücudumun her bir zerresini ele geçirmişti . Beynim ve kalbim birbirine itaatsizlik ediyordu . Birisi benim güçlü olacağım mantıklı yolu seçmemi söylerken diğeri gidip mutluluğum için savaşmamı söylüyordu. Bir köşede gelişi güzel durdurduğum arabam ,bir köşede ise topuğu kırılmış topuklu ayakkabım duruyordu . Ben ise çaresizce oturuyordum. Gözyaşlarımı silip ayağa kalktım . Tercihimi seçmiştim . Ne beynimin ne de kalbimin dediğini yapacaktım . Ben ruhuma uyacaktım. Üzerimdeki kırmızı elbise rüzgar ile bir o yana bir bu yana savrulurken denize baktım . Maviliğini yitirmişti artık , simsiyahtı. Gecenin sessizliği canımı sıkıyordu. Gitme vaktim gelmişti. Kurtuluyordum herkesten , her şeyden. Ebedi bir yolculuk beni bekliyordu artık. Bedenim rüzgarla savrulurken ruhumu da rüzgara teslim ettim . Artık uçuyordum , uçuyordum! ©TÜM HAKLARI SAKLIDIR ©TÜM KİŞİ VE KURULUŞLAR HAYALİDİR
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang
Bergabunglah dengan komunitas bercerita terbesarDapatkan rekomendasi cerita yang dipersonalisasi, simpan cerita favoritmu ke perpustakaan, dan berikan komentar serta vote untuk membangun komunitasmu.
Illustration

anda mungkin juga menyukai

  • AZE
  • ASENA
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • Gözler Aynı Sen
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • RUH-U REVAN
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

Detail lengkap
WpActionLinkPanduan Muatan