KELEBEĞİN ÖYKÜSÜ
"kim demiş kelebeğin ömrü bir gün, kelebeğin ömrü her gün"
Aslında bu dünyada birbirlerini bulup tamamlamaları gerekirken, hep birbirini teğet geçen bir çift onlar; Sibel ve Çınar.
Çınar, Sibel'in zeybek oynayışına vuruldu. Gözlerinin ne renk olduğunu yakından göremeden, sesini duymadan, üzerindeki kat kat zeybek kıyafetlerini çıkarınca nasıl bir kız olduğunu bilmeden sevdi. Tam "merhaba" diyecekti ki karanlıkta kaybolup gitti 'efe kız'. Sadece 'efe kız' diyebildi arkasından. Günün birinde bir daha karşılaşırlar mıydı ki acaba?
Sibel ise Çınar'ın varlığından habersiz yaşamaya devam etti. Ta ki o okulda, yeniden karşılaşana kadar.
Hikâyemizde aşkta var, kardeşlikte, hüzünde var komedi de. Gelin birlikte hayat verelim Sibel ile Çınar'ın hikâyesine.
Genç bir kadının yeniden varoluş hikayesine hazırmısınız?
Ceylan'ın yolu ormanının kralı Aslan'la kesişmişti Aslan Karasinar'la.
Bir oyun kurulmuştu içinde masumların zarar görmesinden zerre çekinmeyen bir tilki ve masumları canı pahasına koruyacak bir Aslan vardı. Peki sizce kim kazanır bu oyunu, gerçekten kötüler her zaman kazanırmıydı?
!! Yaş farkı içerir !!