Perili Ada
  • WpView
    Reads 15
  • WpVote
    Votes 0
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Feb 14, 2016
Hikayeye başlayalım:)DİKKAT:12YAŞINDAN KÜÇÜK OLANLAR OKUMASIN Birgün zengin bir aile çalışmaktan çok sıkılmışlar ve tatile çıkmaya karar vermişler.Adaya gitmişler,ada çok güzelmiş.Birgün küçük çocukları Tim sahilde oynarken ayağına bir şişe çarpmış,bu şişeyi anne ve babasının yanına götürmüş.Annesi şişenin kapağını yavaşca açmış bir çiğılık sesi.Herkez korkmuş,şişe ellerinden düşmüş,şişenin içinde bir kağat varmış bu kağıtta(Bu hazine KRİSTOFER TRONDSSON'un hazinesidir ve lanetlidir bu kağğadı yakmassanız size lanet yağar )yazıyormuş.Jeck ailesi buna aldırış etmemiş,akşam olmuş ve uyumuşlar.Sabah kalktıklarında büyük oğulları Tom'un yatakta sadece başı varmış,yine bi çiğilık kopmuş ve tozdan yere(KAĞIDI YAKIN)yazısı meydana gelmiş.Jeck ailesi hazineyi aramaya başlamış.İlk ip ucu oğullarının serçe parmağıymış,onu bulmuşlar.Sonra yüzük parmağı daha sonra orta parmağı ve bum tomun sağ kolu.ipucunu teker teker bulmaya başlamışlar.Bunu kim yapmışsa Tom'u doğramış.Hazineyi aramaya devam
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • Asena deniz (gerçek ailem)
  • On Üçüncü Pay
  • Vortaris
  • YAPAY KALP +21
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )
  • KIYAMET TOHUMLARI
  • Albay Kızı
  • DUHUL
  • NEHY-KİMSEDEN SONRA | DİSTOPYA

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines