PAYE
  • WpView
    Reads 1,267
  • WpVote
    Votes 85
  • WpPart
    Parts 12
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Apr 2, 2024
Koyu kahve gözlerinin etrafına özenle dizilmiş kirpikleri rüzgârdan nemlenmişti. Dudaklarında yarım yamalak bir tebessümle yumuşak bakışlarını gözlerimden ayırmıyordu. Üstü kabuk tutmuş yaralar taşıyan elleri üniformasının ceplerinde gezindi. Sol göğsündeki cebinden iki parmağının arasına aldığı mor bir çiçeği çıkarıp rüzgârda yüzüme doğru dağılan saçlarıma uzandı. Çiçeği kulağımın arkasına, saçlarımın arasına nazikçe yerleştirdiğinde tanıdık kokusu burnuma çarptı. Utangaç bakışlarım bir süre etrafta oyalandığında eliyle çenemden tutup dikkatimi ona vermemi sağladı. Sınırın hemen ötesinden alışmaya başladığım bomba ve tüfek sesleri geliyordu. Güneşin kendini çekmeye başladığı gökyüzünde patlamalara ait ışıklar yanıp sönüyordu. Geceye uzanan günün ışıltısında hissedebildiğim tek şey içine çekildiğimiz karanlıktı. Ama ben çoktan onunla o karanlıkta da yaşayabilecek kadar kapılmıştım ona. Yüzüme yaklaşan elleri tenimi bulduğunda gözlerimi bir an olsun kırpmadan gözlerinin içine baktım.''Kalmak istiyorum,'' dedim fısıldayan bir sesle. ''Kalmanı istiyorum.'' dedi aynı sakinlikle. Ama gitmem gerektiğini biliyordum, avuçlarının sıcaklığından, gözlerindeki o kimsede bana karşı görmediğim yumuşak ifadeden, bana verdiği güvenden kopup dönmem gerektiğini biliyordum. Onu bir daha göremeyecek olmaktan, bu düşüncenin kıyısında bile dolaşmaktan dehşete kapılıyordum.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • RUH-U REVAN
  • ASENA
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • Gözler Aynı Sen
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines