Babasını kaybettikten sonra Can'ı hayata
bağlayan şey, çocukluğundan beri tanıdığı
Zeynep'e duyduğu aşk olmuştur. Onun
kendisine duyduğu aşkın farkında
olmayan Zeynep ise verdiği bir haberle
Can'ı yıkar: Zeynep, dünyanın en kötü
adamı Güneş'le birlikte Dubai'ye
yerleşmeye karar vermiştir. Can, artık
kimsesi kalmadığını düşünürken Babür
hayatına girer. Uzak diyarlardan, adı sanı
duyulmamış bir memleketten gelen acayip
adam, Can'ın mutlu olması için elinden
geleni yapmaktadır. Bu dostluk sayesinde
Can tekrar ayağa kalkmıştır ve Babür'e
minnettardır. Fakat Babür'ün asıl geliş
amacını bilmemektedir. Babür, babasının
intikamını almak üzere Can'ı öldürmek için
gelmiştir. Ne var ki Babür, adetleri ve ettiği
yemin gereği, Can'ı hayatının en mutlu
anında öldürmek zorundadır. Can ve
mutluluk arasında ise kilometreler vardır.
"Biraz durmamız lazım," dedi.
"Belki de... ayrılmamız."
Yüzüm buz tuttu.
"Gerçekten mi?Şimdi mi?"
dedim fısıltıyla.
"Tam da her şey dağılmışken?"
"Seni seviyorum,"
dedi.
"Ama seni daha fazla acıyla hatırlamak istemiyorum."
Olivia Hargrove × Steve Harrington