PAPATYA  BAHÇEM

PAPATYA BAHÇEM

  • WpView
    Reads 1,150
  • WpVote
    Votes 190
  • WpPart
    Parts 18
WpMetadataReadMatureComplete Tue, Oct 4, 2016
WpInfo
Fiction
Romance
Bana nasıl bu kadar çok sevdin diye sorarsınız size vereceğim cevap şu olur. Ben bile nasıl bu kadar sevdiğimi bilmiyorum. -Uzun zamandan sonra dudaklarımız ilk kez buluşuyordu.Meriç dudaklarımı bıraktı ve şöyle dedi "Seni ne kadar özlemişim bir bilsen, artık ayrı kalmicaz.Sana söz veriyorum. "Seni seviyorum." O kadar kısık sesle söylemiştim ki ben bile zor duymuştum kendi sesimi. "Bende seni seviyorum." Ama meriç duymuştu beni.Zaten benden daha çok tanıyordu beni. ''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''' -Benim sana olan sevgim çok büyük mira.Benim sevgim uçsuz bucaksız bir gökyüzü. Dedi gozlerime acıyla bakarak.Onunda benimde çok canım yanıyordu. -Adam uçsuz bucaksız bir gökyüzü.Ama kadının kanatları kırık. Dediğimde gözünden bir damla yaş düştü.Benimkilerse zaten ne zaman durmuştu ki
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • 𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR....
  • Acımasız Ağa(Tamamlandı✓)
  • Sirayet|Texting
  • Söyle Bana Demonio
  • BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ
  • Kalbim Birliği BxB
  • Derin(Gerçek ailem)❆
  • Sen ve Ben
  • Milli Tasarımcı // Yarı Texting
  • MİNEL

"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.

More details
WpActionLinkContent Guidelines