Ve Sen Melek Olur Gidersin

Ve Sen Melek Olur Gidersin

  • WpView
    Reads 52
  • WpVote
    Votes 4
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, May 31, 2016
Ona ilk evlenme teklifi ettiğim günü dün gibi hatırlıyorum. Ne kadar da sevinmiş ve bir o kadar da şaşırmıştı... Çok güzel bir evliliğimiz vardı , arada tatlı kavgalar ederdik mesela... Hatırlıyormusun , evliliğimizin ilk aylarında bir makarna yapmayı bile bilmezdin. Sen bunu bir eksiklik olarak görürken , senin bu hallerin bana tatlı bile gelirdi. Turuncu saçlarını çok severdim ben senin. Perçemlerin gözünün önüne gelse de sen yine saçlarını açmaktan vazgeçmezdin. İnci gibi dişlerin ve gamzelerinle bana her güldüğünde içim titrerdi. İlk an ki gibi aşığım sana ve bu hep böyle kalacak. Seni seviyorum meleğim ! Seni seviyorum bitanem. Seni seviyorum karıcığım. Seni seviyorum kızıl güzelliğim.. Ve biliyorum ki şuan benim yüzümden bu haldesin. Ben sana iyi bakamadım affet beni. Yazarlık sevdasıyla gitmediğim yer gezmediğim ülke kalmadı. Ve senide hep ardımda bıraktım. Kim bilir kaç gece yanlızlıktan ağladın , sen gökgürültüsünden korkardın. Kim bilir kaç gece gökgürlediğinde ne yaptın
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Karven
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • Halısaha |texting
  • Sessiz Yemin
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Vatan Uğruna

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines