We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
Gelecekteki Ben

Gelecekteki Ben

  • WpView
    Reads 1,878
  • WpVote
    Votes 693
  • WpPart
    Parts 11
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Jul 18, 2016
WpInfo
Fiction
Science Fiction
"Küçükken sorarlardı bize "Bir şey icat etseydin,ne icat edersin?" diye Herkes en az bir kez "Ben eğer bir şey icat etseydim,zaman makinesi icat ederdim," demiştir. "Büyüğünce ne olacaksın?" diye sorarlardı. Herkes en az bir kez "Ben bilim adamı/kadını olacağım." demiştir Ben büyüdüm ve bilim kadını oldum. Benim bilim kadını olmam ismim gibi Hayaldi. Ama ben bu hayali gerçekleştirdim. Ben bir bilim kadını oldum ve zaman makinesi icat ettim. Nereden bilebilirdim ki hayatımın bir anda değişeceğini, nereden bilebilirdim ki geleceği değiştirerek geçmişi değiştireceğimi, nereden bilebilirdim ki 2991 yılında sıkışıp kalacağımı, nereden bilebilirdim ki gelecekten birisine aşık olacağımı? Ben bunları Bilmiyordum ama bildigim bir şey varsa oda geleceğin ve geçmişin bana ihtiyacı var. Mühim soru şu ki ben bütün bunlara hazır mıyım? Artık hazır olup olmamam benden geçti. Benim kurtarmam gereken bir gelecek var ve benim bunun için geçmişi arkada bırakmam lazım... Hayal ile geleceğe yolculuk yapmak ister misiniz?
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )
  • NEHY-KİMSEDEN SONRA | DİSTOPYA (DÜZENLENİYOR)
  • YAPAY KALP +21
  • Albay Kızı
  • Vortaris
  • On Üçüncü Pay
  • DUHUL
  • Asena deniz (gerçek ailem)
  • KIYAMET TOHUMLARI

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines