GERÇEK DÜNYA

GERÇEK DÜNYA

  • WpView
    Reads 286
  • WpVote
    Votes 12
  • WpPart
    Parts 4
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Mar 22, 2016
WpInfo
Fiction
Science Fiction
İnsan sorgular.Bazen sistemi, bazen aşkı, üstüste maçlar kaybettiğinde tuttuğu takımı ve nadir de olsa kendini.En çok da hayatı sorgular.Bu dünyada bu kadar kötülük neden var?Ya da neden bazı insanlar başkalarını hiç düşünmez ve bencildirler?Acaba bütün bunlar gerçek olabilir mi?Peki ya değilse!... Bütün bu yaşadıklarımız, içinde bulunduğumuz dünya ve bunca gerçekler! ya gerçek değil de, hepsi birer rüya ise.Bu durumda belki de rüyada gördüklerimiz gerçektir.Kim bilir? Öyle ya, içinde bulunduğumuz ve ona hayat diye isim verdiğimiz tüm bu yaşadıklarımıza ne derecede hakimiz?Tüm hayatımızı, en ufak detayına kadar biz belirleyebilseydik ve içinde yaşadığımız dünyayı biz şekillendirebilseydik, bizim kurallarımız geçerli olsaydı, mesela arzu ettiğimiz zaman uçabilseydik, işte o zaman gerçek bir dünyada yaşadığımızı söylemek mümkün olabilirdi belki de.Peki bu mümkün olabilir mi.Sahi, rüyalarımızı kotrol edip, kendimiz için gerçek bir dünya inşa edebilir miyiz?Gelin hep birlikte lusid rüya adı verilen GERÇEK DÜNYA'nın derinliklerine inmeyi başarmış olan kahramanlarımızın hikayelerine bu romanda birlikte eşlik edelim, ne dersiniz?
All Rights Reserved
#728
rüya
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • Vortaris
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )
  • On Üçüncü Pay
  • YAPAY KALP +21
  • Albay Kızı
  • Asena deniz (gerçek ailem)
  • KIYAMET TOHUMLARI
  • DUHUL

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines