Bugün oturup gün boyu seni düşündüm. çok sıkıldım, bunaldım, üçüncü kata çıkıp balkondan aşağı baktım sık sık.
Kendimi düşerken hayal ettim. düşmekten çok uçmaktı belki, bilmiyorum. Ama gün boyunca sıkıntıdan ölemediğim kesindi. O kadar sıkıldım ki bir ara, çalışma masasının üstünde ders notlarının arasında kaybolmaya yüz tutmuş bozuk kulaklığı aldım elime, uzun zamandır tamir edilmeyi bekliyordu. onla uğraşırken zamanın nasıl geçtiğinin farkında değildim, yapmaya çalışırken iyice bozmuştum en sonunda kaldırıp atmıştım mamafih evi yeni temizlediğim için kablo parçacıklarını hemen geri topladım. Bilgisayar masamın üstünde kanser olmaktan korkan bir masa saati vardı, pili bitmişti, çalışmıyordu ve saat hep 12.49'u gösteriyordu.
10.sınıftan kalma yeşil kalem sınavların bitmesine rağmen hala masamın üstündeydi. tüm bunların ortasında, bu eşyalar dünyasında bugün ölü bir baykuşla oturup votka içtik... O susuyor ben dinliyordum, ben anlatıyordum o dinliyordu, kafamız dumanlıydı, hayal meyal hatırlıyorum, ara ara gelip fotoğrafımızı çekiyordun sen.
Ağlıyorduk, gülmekten ağlıyorduk..
Derin Gökser, 17 yaşında babasının işi nedeniyle doğup büyüdüğü ilçeden, alışık olduğu evden ve okulundan ayrılmak zorunda kalır. Yeni hayatına uyum sağlamaya çalışırken, tesadüfen şahit olduğu bir kavga tüm düzenini altüst eder.
Hayatını değiştiren bu olay, Derin'i hem kendi geçmişiyle yüzleşmeye hem de karanlığın esaretiyle mücadele etmeye zorlayacaktır.
•
"Neden böyle bakıyorsun bana?" dedim, sesim bir fısıltı kadar cılızdı.
Sustu, sonra o tanıdık gülümsemesi yüzüne yerleşti. "Çünkü sadece gözlerine bakarak kaybolabiliyorum."
İçimde bir şeyler titredi. "Kaybolmak tehlikeli değil mi?" diye sordum, fısıltıyla.
Yüzüme doğru hafifçe eğildi, sesi tok ama içten bir sıcaklık taşıyordu. "Senin yanında her şey güvenli Derin..."
•
Başlangıç Tarihi: 03.12.2023
Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar hayal ürünü olup gerçeği yansıtmamaktadır, tamamen kurgudan ibarettir.