DÖRDÜZLER

DÖRDÜZLER

  • WpView
    OKUNANLAR 241
  • WpVote
    Oylar 1
  • WpPart
    Bölümler 2
WpMetadataReadDevam ediyor
WpMetadataNoticeSon yayınlanan Pzt, Haz 6, 2016
Bu hikaye 4 çılgın dördüzlerin hikayesi. Gittikleri her yerde eğlenceyi bulabilen dördüzler. Tabii başlarını belaya sokarlarsa asrın hemen halleder. Ecrin: anı yaşayan hiçbirşeyi takmayan ve istediği herşeyi yapan bir kız. Duru:olgun ağır başlı ama bi o kadar da eğlenceli her ortamda gülebilen bir kız. Derin: tamamen moda tutkunu her erkeği avucunun içine alabilen eğlenceyi yaratan bir kız ve sakkın rujlarına dokunmayın! Asrın: eğlence o ne tanımıyorum tamamen karanlık dıştan otoriter soğuk hatta veya mafya gibi biri ama kimse onun kardeşlerine dokunamaz ve hep onların arkasını toplar şort,makyaj,oje,vs şeyler ona göre çöplük Ve bu kızlar annesinin ülkesine taşınmaya karar vermişlerdir tamamen matrak bi hikaye bir o kadar mizah olacak Hikaye düzenleniyor baştan sona Dikkat küfür içerebilir ve beğenmiyorsanız okumayın ve yorum yapacağınıza gelin bana iyi okumalar
Tüm hakları saklıdır
En büyük hikaye anlatıcılığı topluluğuna katılınKişiselleştirilmiş hikaye önerileri alın, favorilerinizi kütüphanenize kaydedin ve topluluğunuzu büyütmek için yorum yapın ve oy verin.
Illustration

Ayrıca sevebilecekleriniz

  • AZE
  • Gözler Aynı Sen
  • ASENA
  • RUH-U REVAN
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • Hocamsın /+18
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

Daha fazla bilgi
WpActionLinkİçerik Rehberi