TUTSAK NEFESİM

TUTSAK NEFESİM

  • WpView
    Membaca 627
  • WpVote
    Vote 84
  • WpPart
    Bab 5
WpMetadataReadBersambung
WpMetadataNoticePublikasi terakhir Min, Mar 13, 2016
WpInfo
Fiksi
Fantasi
Sırtımda hissettiğim sıcaklıkla irkildim.Arakama döndüğümde onun içimi parçalayan mavi gözleriyle karşılaştım. "İsmimin anlamını sormuştun.Alba:İki sevgilinin ayrılığını konu alan bir Fransız şarkısı.Annem beni doğururken ölmüş.Babam da bana bu ismi vermiş.İsmim bile ayrılıktan söz ederken sen beni sevme cesaretini gösterdin"Tam ağzımı açacakken sert, bir o kadar da narin parmaklarını dudaklarıma bastırdı."Şşş!Sen benim tutsağımdın, nefesim oldun.Nefes almadan da yaşarsın denseydi şayet,bir çırpıda reddederdim.Sen benim nefesimsin.TUTSAK NEFESİM."dedi.İliklerimi dahi akıtan bir ses tonuyla.Ama bir şey daha vardı."Nefesimsin"demişti"Tutsak nefesim".Tutsaklar sahipsiz yapamazdı ,bunu bilmiyordu nefesini öptüğüm 'Adam'
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang
Bergabunglah dengan komunitas bercerita terbesarDapatkan rekomendasi cerita yang dipersonalisasi, simpan cerita favoritmu ke perpustakaan, dan berikan komentar serta vote untuk membangun komunitasmu.
Illustration

anda mungkin juga menyukai

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • Kanlı Lordun Gelini
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • FIRTINA ZAMANI
  • KIZIL GECE
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ-Düzenleniyor-
  • KORDELYA
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

Detail lengkap
WpActionLinkPanduan Muatan