Monoton Hayattan Monoton Notlar

Monoton Hayattan Monoton Notlar

  • WpView
    Reads 481
  • WpVote
    Votes 37
  • WpPart
    Parts 16
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Mar 30, 2018
WpInfo
Fiction
Romance
Hani olurda öyle sevinirsin, Yada olurda öyle üzülürsün, Sonra yüreğine düşer bir kaç satır, Kimi zaman ızdırap dolu öleceksin sanırsın, Kimi zaman sevinç dolu yeniden doğdun sanırsın, İşte o mutlu ve hüzünlü zamanlarda gönlüme düşen mısraları yazacağım, Gökkuşağındaki morum ben ne olur sanki kırmızı ile karışsam? bak yeni bir renk çıktı, Her birliktelik farklı bir boyut farklı bir yaşam oluşturur. Yeterki görmesini bil. Bak toprak yağmurla buluştu bir tohum can buldu... Beni buralarda belki günde beş kere belki ayda beş kere görürsün, Mısraların gönlüme ne zaman ne şekilde ne boyutta düşüceğini bilemem ne söylesem yalan olur. Baktım sözcükler içime sığmadı gelir sana anlatırım derdimi Sende okuyup gülersin yada geçersin...
All Rights Reserved
#3
gönlüm
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • ASENA
  • RUH-U REVAN
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • Gözler Aynı Sen
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines