Işık Doğu'nun sert hareketleriyle afallamıştı. Evet çok ateşliydi ancak neden bir anda bu kadar alev aldıklarını anlayamamıştı.
İçinden sert seviyorsan sert oynarız dedi. Doğu'nun onu kendisine çekmesini bekledi.
Doğu için de bu kadın onun eceli olacaktı. Sıcacık teni her vücuduna değdiğinde tüyleri ürperiyordu. Nasıl bir alev topuydu bu kadın ? diye düşünmeden kendini alamıyordu.
Işık'ı kendini çektiğinde, bu sefer kadının da cürretkar davranışlar sergilediğini farketti.
Elbisesinin arkasında bulunan derin yırtmaçtan bacağının bir tanesini çıkararak gerilmiş sonra ise Doğu'nun baldırına sarmış kafasını geri atmıştı.
O enfes boyun Doğu'nun gözlerinin önünde adeta tüm çıplaklığıyla duruyordu.
Işık kafasını kaldırdığında Doğu bir anda gözlerini ayaklarına indirip, tekrardan Işık'ın gözleriyle buluşturdu.
Işık ise bu fırsatı yakalamışken kaçırmamak için konuştu;
"Ayaklarıma bakma; tuzağa düşersin. Göğsümü izle!
Göğsüm kuracağım tuzağı ele verecektir. Tangoda ayaklar bir ayrıntıdır!Bu tuzakların dansıdır." dedikten hemen sonra kendini Doğu'ya daha da bastırıp geri çekmiş Doğu'nun kolunun içinde dönerek kendini Doğu'ya bırakarak farkında olmadan teslim etmişti.
Tango; iki konuşamayan yüreğin dili olmuştu aslında...
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
''Aras Boran Demirkan'' adlı kişiyi ''Sıkıntılı Müvekkil'' olarak kaydettiniz.
Siz:ya sen manyak mısın?! (02.54)
Siz:Bak gerçekten soruyorum bir sıkıntın varsa söyle.
Siz:ben sana bana bela çıkarma dedikçe sen neden beni zorluyorsun?