Yumruk yaptığı elleri kollarımı tutup sıkmaya başladığında ''Sakın bana dokunma!'' diye bağırarak kollarımı ellerinden kurtardım. ''Sen benim ikizimle öpüştün. Ben kuzeninle öpüşmüşüm çok mu?!''
Yüz ifadesi anında değişirken kolları bedeninin iki yanına düştü. ''Hayır'' diye fısıldadı. ''Bak açıklayabilirim'' bana doğru bir adım attığında hızla geriye doğru bir adım attım.
''İlgilenmiyorum'' dedim ifadesiz çıkan sesimle. ''Seninle de yapacağın açıklamayla da ilgilenmiyorum.'' bir adım daha geriye gittim. ''Bundan sonra hiç kimsesin benim için''
Ve arkamı dönüp hızlı adımlarla uzaklaştım, arabaya bindim. Doruk hiçbir şey sormadan gaza basarken emniyet kemerimi taktım. Ölmek umurumda değildi ama yaşamalıydım. Yaşamalıydım ki bu acımasız hayatın kurallarına göre oynamayı öğrenmeli ve oyunun kurallarını yeniden yazmalıydım.
Her hayattan bir ders çıkartılırdı. Benim hayatımdan çıkartacağım tek ders; bundan sonra kimseye güvenmemekti.
# 27 Nisan 2016 #
Entra a far parte della più grande comunità di narrativa al mondoFatti consigliare le migliori storie da leggere, salva le tue preferite nella tua Biblioteca, commenta e vota per essere ancora più parte della comunità.
''Aras Boran Demirkan'' adlı kişiyi ''Sıkıntılı Müvekkil'' olarak kaydettiniz.
Siz:ya sen manyak mısın?! (02.54)
Siz:Bak gerçekten soruyorum bir sıkıntın varsa söyle.
Siz:ben sana bana bela çıkarma dedikçe sen neden beni zorluyorsun?