Kör Labirent / Taharri

Kör Labirent / Taharri

  • WpView
    Reads 2,105
  • WpVote
    Votes 525
  • WpPart
    Parts 16
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Feb 8, 2024
WpInfo
Fiction
Romance
Laven Saygıner, babasını arayan kayıp bir ruhtu. Yardım yakarışlarına, arayışlarına cevap verecek birini ararken mafya lideri olan Çağan Gürkan'ın peşine takılır ve bu yolda kendini ispatlamaya, bütün benliğini kaybedip değişimin sancılı kollarına teslim olmaya zorlanır. Zamanla saf benliğini kaybederken kazanacağı yakıcı duygulardan, üstelik bu duyguların asıl kaynağının sığındığı yegane kişi olduğundan habersizdir. *** Derin bir nefes al! Her başlangıcın bir sonu, her sonun ise mutlaka bir başlangıcı vardır. Hayatınızın sarsıldığı anlara dönelim: Neler hissettiniz? Bir damla gözyaşı düştü mü gözlerinizden? Peki ya düşünceleriniz, kafalarınızda oluşan kör labirente hapsedildi mi? Eğer cevabınız evet ise benim dünyama hoş geldiniz! Kaybedecek hiçbir şeyi olmayanlara, değişimin kalıcı yapıtlarına armağan edilen bu hikâyede çaresizliğin en koyu denizinde boğulmanız ve çaresizliği anlamanız dileğiyle...
All Rights Reserved
#71
labirent
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Vatan Uğruna
  • Halısaha |texting
  • Karven
  • Sessiz Yemin
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines