غلاف قصة AYFER (RAFLARDA)  بقلم EminDilerr
AYFER (RAFLARDA)
  • WpView
    مقروء 1,365,265
  • WpVote
    صوت 126,415
  • WpPart
    فصول 53
  • WpView
    مقروء 1,365,265
  • WpVote
    صوت 126,415
  • WpPart
    فصول 53
مكتمِلة، تم نشرها في أبريل ٠٧, ٢٠١٦
Gizem / Gerilim içinde # 1
AYFER (ÖZET)
*Çalışmalarım noter tasdikli olup izinsiz kullanılması ve çoğaltılması yasaktır*
  Sağlık Bakanlığı'nda müfettiştir Selim Erbek, evlenmesine çok kısa bir zaman kala nişanlısı tarafından terk edilir. İki yıl boyunca başka bir ilde görev yaparak geçmişinden kaçar, hayata ve aşka küsmüştür. Son görevi il sınırları içerisindeki engelli bireyleri kontrol etmektir. En son gittiği köyde Down Sendromlu doğan bir kız çocuğunu kontrol ettikten sonra, yakınlardaki Çarmıklı köyünde oturan Ayfer isminde, akli dengesini sonradan yitirmiş genç bir kız olduğunu öğrenir. Kayıtlı bir görevi olmadığı için önceleri onu görmeye gitmek istemez, fakat vicdanında yenik düşerek Çarmıklı köyüne gider. Ahırda, zifiri karanlık bir odada tutulmaktadır Ayfer, aklı dengesi yerinde değildir ve kendi pisliğinde ölümü beklemektedir.
  Esrarengiz bir yerdir Ayfer'in yaşadığı Çarmıklı köyü, insanları soğuk ve yüzleri hep korku doludur. Lise son sınıfa gidene kadar hayat dolu olan Ayfer, bir anda delirmesi Selim'in dikkatini çekmiştir. Babasının da Ayfer delirdikten bir hafta sonra vurularak öldürülmesini garip bulmuştur.
Selim Ayfer'den o kadar çok etkilenir ki bir hafta boyunca onu rüyalarında ve kâbuslarında görür, geceleri rahat uyuyamaz. Rüyalardan ve kâbuslardan kurtulmak için gerekli izinleri alır. Ayfer'i tedavi etmek için köyünden alarak şehirdeki hastaneye getirir. Gün geçtikçe iyileşir Ayfer ve Selim ile aralarındaki bağ kuvvetlenir. Çarmıklı köyünün ileri gelenleri ise Ayfer'in iyileşmesini istemez. Köyde olan biteni bildiği için Ayfer'i ve Selim'i öldürmeyi planlamaktadırlar. Selim ise Ayfer'in delirmesine sebep olan olayları araştırdıkça köy hakkında korkunç şeyler öğrenir. Hem Ayfer'i iyileştirmeye uğraşırken hem de Çarmıklı Köyündeki esrarengiz olayları çözmeye çalışır.
جميع الحقوق محفوظة
الفهرس
قم بالتسجيل كي تُضيف AYFER (RAFLARDA) إلى مكتبتك وتتلقى التحديثات
أو
#101gelinlik
إرشادات المحتوى
قد تعجبك أيضاً
𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄  بقلم ozanakbabaxz
74 أجزاء مستمرّة
​Aynı sokakların tozunu yutmuş, aynı yağmurlarda ıslanmışlardı; ama kalpleri birbirine hep bir mevsim geç kalmıştı. Ozan, Kars Kalesi'nin vakur ve dondurucu sessizliğinde kendi yalnızlığını emzirirken; Sinem, İzmir'in kordon boyunda, denizin tuzuyla yıkanan yarım kalmış bir rüyanın içindeydi. Onlarınki sadece bir mesafe hikayesi değildi; hayatın ördüğü duvarların hikayesiydi. ​Ozan, başka bir kadının imzasını taşıyan bir evliliğin soğuk odalarında yankılanan bir sessizlikti. ​Sinem ise kalbini bir başkasına emanet etmiş ama ruhunu hep o eksik parçada bırakmış bir sığınmacıydı. ​Aşkları, nefretin en koyu tonuyla beslendi. Önce birbirlerinden kaçtılar; çünkü birbirlerinde gördükleri şey, vazgeçmek zorunda kaldıkları hayalleriydi. Kars Kalesi, onların imkansızlığının şahidiydi. Karlar altında kalan o devasa taşlar gibi, duyguları da buz tutmuştu. Ancak İzmir'e uzanan o gizli yollar, buzları eritmeye yetti. İzmir'in neşesi, Kars'ın hüznüne çarptığında; nefret yerini tutkuya, sitem yerini teslimiyete bıraktı. ​"Sen Kars'ın hiç bitmeyen kışıydın, ben İzmir'in hiç dinmeyen rüzgarı. Biz aynı cümlenin içinde yan yana gelemeyen, ama noktası aynı yere konan iki devrik hikayeyiz." ​Yıllarca aynı şehirde nefes alıp, birbirinin içinden geçip giden ama asla dokunamayan iki ruhun, geç kalmışlıkları üzerine kurulu bu destan; şimdi yasak bir sevdanın küllerinden yeniden doğuyor.
YARALASAR(Kitap Oldu) بقلم Maral_Atmc6
56 أجزاء مستمرّة
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.