YABANCI
  • WpView
    GELESEN 1,547
  • WpVote
    Stimmen 179
  • WpPart
    Teile 2
WpMetadataReadLaufend
WpMetadataNoticeZuletzt aktualisiert Do., Juli 12, 2018
WpInfo
Belletristik
Romantik
'' Bırak beni dedim sana! Seninle asla evlenmeyeceğim!'' '' Nereye doğru şöyle soluma doğru bıraksam fena olmaz hani?'' Karşımdaki ilahi gülüşüyle bana bakan adama elimdeki tabağı fırlatmamla, ani refleksle ıskaladığımı farkettim. ''Ne yapıyorsun güzelim kocan olamadan daha beni öldüreceksin'' Yüzündeki alaycı sırıtış daha çok yayılırken, ''Nefret ediyorum senden! Beni deli ediyorsun!'' Bana doğru adımlamaya başladığında, ayaklarım geri geri çoktan hareket etmişti bile. Sırtım soğuk duvara yapıştığı anda, kalbimin boğazımda attığına, dizlerimin bağı çözülmüşçesine titrediğine bahse girebilirim. Önüme düşen saç tutamlarını kulağımın arkasına attı ve, "Demek seni deli ediyorum, kalbin cennet gibi benim ortasında yandığım" dedi ılık nefesi ciğerlerime dolarken. Bu kadar yakın olmamızı bünyem kaldıramayabilirdi. Gözlerimi kapatmamla yanağı yanağıma hafif sürtünmesiyle, içimden birşeyler o an koptu gitti sanki. Ve fısıltı şeklinde kulağıma tısladı. ''Ciğerlerimin Ağrısı hikâyenin sonunu getiremediğimizden, günahımın ilk izleri, sol yanım, sen benim kovulduğum cennetimsin" dedi şiir okuyormuşcasına alnını alnıma yaslayıp. Yutkundum. Gözlerimi araladığımda ilk önce gözlerime sonra dudaklarıma kaydı eşsiz yeşilleri. Dudakları dudaklarımla buluştuğunda o huzur bedenimi ele geçirmişti. Canım yanıyor, canım bile sana yanıyor be adam.
Alle Rechte vorbehalten
Werde Teil der größten Geschichtenerzähler-CommunityErhalte personalisierte Geschichtenempfehlungen, speichere deine Favoriten in deiner Bibliothek und kommentiere und stimme ab, um deine Community zu vergrößern.
Illustration

Vielleicht gefällt dir auch

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Sirayet|Texting
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Mafyaymısmıs
  • KORKUT / bxb

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

Mehr Details
WpActionLinkInhaltsrichtlinien