MEVA KALBİN SÜVEYDASI (Kitap Oldu)
  • Reads 149,792
  • Votes 5,084
  • Parts 12
  • Reads 149,792
  • Votes 5,084
  • Parts 12
Complete, First published Apr 30, 2016
(Kitap oldu / Tüm seçkin kitapçılarda)
.

Geçmişin geleceğe yansıyan yüzü, aynaya vuran aksi hep karanlık mı olur? 
Oysa yarım kalan hikayelerin de mutlu sonları olmalı... 

Meva, bu hikâyenin nasıl başladığını çok umursamıyordu. Çünkü anladığı ve inandığı bir şey vardı; öyle başlamış ve böyle giden bir hayat... 
Gençliğinin en hassas yıllarını, insanı güven bunalımına sürükleyen yokluk ve yalnızlıkla geçiriyordu... Mutlu görmeyi istediği tek insan annesinin de hastalanması ile sille kotasını doldurduğunu düşünen Meva, derin bir umutsuzluğa düşmüştü.... 

Ancak çok güçlü duygular çıkarabilirdi onu bu çıkmazdan. 
Aşktan güçlü, iyilikten kuvvetli başka hangi duygu olabilirdi ki? 

Meva'nın hayatına İyilik sahibi bir el uzandığında umulmadık bir şekilde kaderin sır perdesi aralanır, açılan bu kapının ardından gönlünü kaptırdığı aşk da içeri giriverir. 
Onca derdinin içinde kış güneşi gibi bir görünüp bir kaybolan aşkı İrfan, yaralı günlerinin merhemi olabilir miydi? 

İnsana nefes aldıran kuş tüyü gibi hafif, peri masalı kadar merak uyandıran bu hikaye ile yüzünüzde tebessüm gönlünüzde bahar olsun isteriz. 
Payınıza çokça mutluluk düşmesi duasıyla...
All Rights Reserved
Sign up to add MEVA KALBİN SÜVEYDASI (Kitap Oldu) to your library and receive updates
or
#526spiritüel
Content Guidelines
You may also like
GECENİN İZİ by hisssizyazar
40 parts Ongoing
Yağmur yağıyor, her yeri sel alıyordu. Sokaktaki insanlar ıslanmamak için oradan oraya koşuyor, trafik arabalar sayesinde tıkanıyordu. Şemsiyesi olan insanlar rahat bir şekilde yolda yürüyordu. Şemsiyesi olmayanlar ise şanssızdı. Yağmurdan ıslanmamak için korunacak yer arıyorlardı. Şemsiyesi olmayan, elinde kalın hukuk kitapları, üzerindeki deri ceketi ile rahatça yürüyordu İzem. Acelesi yoktu. Islanmayı seven biriydi. Küçükken babası onu sokağa attığında yağmurun altında kendi kendine eğlenir, biriken suların üzerine zıplardı. Uzun kahverengi saçları ıslanıp birbirine karışmıştı. Elindeki hukuk kitapları çantasına sığmadığı için elinde sımsıkı tutuyor, ıslanmamaları için boynundaki kahverengi atkıyı kitaplarına siper ediyordu. İzem Karasu. Üniversite son sınıf öğrencisiydi kendisi. Yirmi üç yaşında, geleceğinin hayallerini kuran ve başarılı bir savcı olmayı hedefleyen bir hukuk öğrencisiydi. Son yılının bitmesine ve mezun olmasına sadece aylar kalmıştı. Metro durağına inen yürüyen merdivenleri görene kadar normal hızda yürümeye devam etti. Yürüyen merdivenler gözüne çarpar çarpmaz adımlarını hızlandırdı. İzem dışarıdan çok sert görünürdü. Bakışları her zaman insanlara nefretle bakardı. Oysaki sıcakkanlı biriydi. Sevdiklerine karşı çocuksu olurdu. Merhametli ve sevecendi. Soğuk olduğu insanlara acımazdı. Metro durağına geldiğinde metro gelmişti bile. İnsanlar birbirlerini ittirerek metroya ulaşamaya çalışıyordu. Sanki birbirlerini itmeseler metroya binemeyecek gibi bir halleri vardı. .....
You may also like
Slide 1 of 10
BENİ AŞKA İNANDIR cover
Sarmaşık [BxB]  cover
Yakut Pençe / Opal'ın Yansıması +18 cover
Silah Başında Aşk (Kitap Olacak) cover
ÖFKE ÇİÇEĞİ  cover
GECENİN İZİ cover
Kara Gül  cover
Kraliçe [WATR Watty'13 En İyi Historical Fiction Hikayesi] cover
Şöhretin Esiri  cover
TATLI TELVE cover

BENİ AŞKA İNANDIR

33 parts Complete

O gün yaptığı tek hata; espresso'yu cool lime refresha ile aldatmaktı. Fakat hiç ummadığı, görmek istemediği kişi de o gün karşısına çıkmıştı. Dışarıdan bakılınca ne kadar şans işi gibi görünse de, bu tam anlamıyla bir fiyaskoydu. Onunla yüz yüze olmak hayatının kıyameti, azap defterinin gün yüzüne çıkmasıydı. Liseden sonra öğrendiği gerçeklere rağmen kalbini yarı aralık bırakmış ve hep darbelere maruz kalmıştı. Kaderin kendisini sürekli lisede Kaya Yelkenci'ye verdiği büyük dersle sınadığından şüpheleniyordu. Tam hayatını yeniden rayına sokmuşken ve mükemmel bir ilişkisi varken, Kaya Yelkenci'yle bir kafede karşılaşmak tüm sinir sistemini çökertmişti ve hazmedemediği gerçeklerle yüzleşmesine sebep olmuştu. Özge'nin tek yapması gereken onu görmezden gelmekti. Ama bu fikir onun yeni patronu olduğunu öğrenmeden önce geçerliydi. Şimdi onun dayısının şirketinde çalışıyorken, adam başına yarı patron olmuşken ve kendinden nefret ediyorken tek düşündüğü şey; espressonun lanetine uğradığıydı. Fakat gerçekte olan; Özge Güney ayva bahçesine düşmüştü ve oranın en has meyvesini yemeye başlamıştı. ➡ 2012