YENİ DÜNYAM

YENİ DÜNYAM

  • WpView
    Reads 2,700
  • WpVote
    Votes 136
  • WpPart
    Parts 14
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Jun 27, 2014
Leydi olmak ne kadar kötü olabilir? Ya da kurt olmak? Peki ya çok nadir görülen bir yeteneğe sahip olmak? Size bunların hepsi güzel gelebilir ama Candra için hepsi bir lanet gibi ... Neden mi? Candra genç ve güzel bir kız olana kadar Lord babasının kalesinden çıkmamıştı. İstesede çıkamazdı çünkü ;yasaklanmıştı. Bu yasak Candra bir suç işledi diye konulmamıştı.Leydi annesi ve Lord babasının emirlerinden sadece biri. Lord babası öyle gaddar biriside değildi.Tek isteği güzel kızını ve veliaht oğlunu korumaktı. Ama onları kaderlerinden daha ne kadar koruyabilirdi ki... Candra'nın kapalı olduğu kalede tek dert ortağı ilerde babasının yerini alıcak yakışıklı ikizi Radolf ve kaledeki bütün kız hizmetçilerin hayranlıkla baktığı eğlenceli üvey kardeşi Albert'di; çünkü onlarda Candra ile aynı kaderi paylaşıyor ve paylaşacaktı... Sizce bu üç kardeşinde ortak istekleri ne olabilir? Bence bu kaleden kurtulup gerçek hayata karışmak. Öyle de oluyor ,diğer boyuta geçiyorlar. Diğer boyut mu? Lordların,yarı çatlak leydilerin ,kız kurusu prenseslerin , kana susamış vampirlerin, kurtadamların ,sokak eşkiyası zombilerin, huysuz büyücülerin, kandırılmış cadıların ...olmadığı; BİZ GERÇEK İNSANLARIN DÜNYASI bizim boyutumuz!
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • FIRTINA ZAMANI
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KIZIL GECE
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • KORDELYA
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Kanlı Lordun Gelini

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines